Yeni Birlik Gazetesi
56,2593 %0.49
65,4348 %0.43
34,7184 %0.27
3.753.671 %1.15
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Yapay zeka devrimi yeni bir krizin kapısını araladı: Şebekeler kilitlenebilir

Yapay zeka devrimi yeni bir krizin kapısını araladı: Şebekeler kilitlenebilir

Küresel veri merkezi yatırımlarının 2050'ye kadar 31,6 trilyon dolara ulaşması beklenirken, devasa fonların adresi artık sadece teknolojiye değil, kesintisiz ve ucuz elektriğe bağlı.

Veri merkezleri için yapılan harcamalar devasa bir büyüme patlamasının eşiğinde bulunuyor. Bu yıl yaklaşık 800 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi öngörülen küresel veri merkezi, sunucu ve ağ ekipmanı yatırımlarının 2030 yılında 1,1 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. Büyüme ivmesinin katlanarak sürmesi ve 2050 yılına gelindiğinde yıllık yatırım miktarının 1,8 trilyon doları bulması hedefleniyor.

Bu devasa dönüşümün arkasındaki ana motor ise yapay zeka iş yükleri. Geleneksel bulut sistemlerinde kullanılan merkezi işlem birimleri (CPU), yerini çok daha fazla güç tüketen ve yüksek ısı üreten grafik işlem birimleri (GPU) ile özel hızlandırıcılara bırakıyor. Bu donanımların 4 ila 6 yıl gibi kısa aralıklarla yenilenme zorunluluğu, ekipman harcamalarının toplam yatırım içindeki payını bu yılki yüzde 70 seviyesinden 2050'de yüzde 93'e çıkaracak. Hesaplamalar, inşa edilen her 1 dolarlık veri merkezi tesisinin zaman içinde 12 dolarlık teknolojik ekipman yatırımı gerektirdiğini gösteriyor.

Üretim yetmiyor: Şebekelerdeki iletim darboğazı

Teknoloji şirketlerinin karşı karşıya kaldığı en büyük engel, elektriği üretmekten ziyade onu veri merkezlerine taşıyabilmek. Trafolardaki uzun tedarik süreleri ve iletim hatlarındaki kapasite yetersizlikleri, yeni projelerin hayata geçmesini yıllarca geciktirebiliyor. Bazı veri merkezi işletmecileri çözümü kendi üretim tesislerini kurmakta bulsa da, bu lokal hamlelerin küresel çaptaki devasa enerji ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceği vurgulanıyor.

Bu noktada ülkelerin sadece santral inşa etmesi yeterli görülmüyor; üretilen enerjiyi tesis seviyesine ulaştıracak şebeke altyapısının da aynı hızda modernleştirilmesi hayati önem taşıyor.

Yenilenebilir enerji ve soğuk iklim avantajı

Yatırımların coğrafi dağılımında yenilenebilir enerji kaynakları ve uygun iklim koşulları belirleyici rol oynuyor. Şili, güçlü güneş enerjisi potansiyeli ve rekabetçi elektrik fiyatlarıyla öne çıkarken; Kanada sağlam şebeke yapısı ve yeşil enerji kaynaklarıyla dikkat çekiyor. Avrupa tarafında ise İskandinav ülkeleri, yenilenebilir enerji altyapılarının yanı sıra doğal soğutma imkanı sunan soğuk iklimleri sayesinde veri merkezi devlerinin radarında yer alıyor.

Bölgesel bazda bakıldığında ise ABD, küresel yatırımların aslan payını almaya devam edecek. Kuzey ve Güney Amerika kıtasının 2050'ye kadar 16,5 trilyon dolarlık yatırım çekmesi beklenirken, bunun 15,1 trilyon doları tek başına ABD sınırları içinde gerçekleşecek. Asya-Pasifik bölgesinin ise aynı dönemde 8,2 trilyon dolarlık bir yatırıma ev sahipliği yapacağı öngörülüyor.

Veri egemenliği hamlesi Türkiye'nin önünü açabilir

Ulusal güvenlik, finans ve sağlık gibi stratejik sektörlerde kritik verilerin yurt dışına çıkarılmasını engelleyen "veri egemenliği" politikaları, küresel yatırım haritasını değiştirebilecek potansiyele sahip. Devletlerin ve düzenlemeye tabi kurumların yapay zeka verilerini kendi sınırları içinde tutma isteği, yerel veri merkezi ihtiyacını hızla artırıyor.

PwC raporunda, bu durumun Avrupa'daki yatırım dengelerini değiştirebileceği ifade ediliyor. İngiltere'nin güçlü finans sektörüyle avantajını koruyacağı tahmin edilirken; kritik verilerin ülke içinde barındırılması zorunluluğunun artması halinde, Türkiye ve Polonya gibi güçlü iç talebe ve gelişme potansiyeline sahip ülkelerin öngörülenden çok daha fazla veri merkezi yatırımı çekebileceği belirtiliyor.