Yeni Birlik Gazetesi
51,2133 %0.04
59,1010 %0.28
30,9528 %0.33
3.017.000 %-3.277
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi YEMEK KARTI LİMİTİ DEĞİŞİYOR MU? 300 TL üzeri yemek yardımı için işverenler prim mi ödeyecek?

YEMEK KARTI LİMİTİ DEĞİŞİYOR MU? 300 TL üzeri yemek yardımı için işverenler prim mi ödeyecek?

Yemek kartı limitiyle ilgili yeni SGK düzenlemesi gündemde. Günlük 300 TL’yi aşan yemek yardımı için işverenlerin prim ödeyip ödemeyeceği merak ediliyor.

Çalışanlara sağlanan yemek yardımıyla ilgili yeni bir düzenleme tartışması gündeme geldi. Sosyal Güvenlik Kurumu mevzuatında yapılması planlanan değişiklik kapsamında, çalışanlara sağlanan yemek yardımının belirli bir kısmının SGK priminden muaf tutulması, bu tutarın üzerindeki bölümün ise prim kapsamına alınması öngörülüyor. Özellikle yemek kartı limiti değişiyor mu sorusu hem çalışanlar hem de işverenler tarafından yakından takip ediliyor.

Sektör temsilcileri ve uzmanlar, düzenlemenin doğrudan çalışanların cebine yansımayacağını ancak işveren maliyetlerini artırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle 300 TL üzeri yemek yardımı için işverenler prim mi ödeyecek sorusu iş dünyasında geniş yankı uyandırmış durumda.

Yemek kartı limiti değişiyor mu?

Gündemdeki düzenleme, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 80. maddesinde yapılması planlanan değişiklikle ilgili. Mevcut uygulamada çalışanlara sağlanan yemek yardımlarının belirli bir kısmı SGK priminden istisna tutuluyor.

Planlanan düzenlemeye göre, işyerinde yemek verilmesi dışında çalışanlara sağlanan yemek yardımının günlük 300 TL’ye kadar olan kısmının SGK priminden muaf olması, bu tutarın üzerindeki bölümün ise prime tabi tutulması gündemde.

Bu kapsamda işverenlerin çalışanlara verdiği yemek kartı ya da nakit yemek yardımının günlük 300 TL’yi aşması durumunda, aşan tutar için SGK primi ödenmesi gerekecek.

300 TL üzeri yemek yardımı için işverenler prim mi ödeyecek?

Yeni düzenleme hayata geçerse 300 TL üzeri yemek yardımı için işverenler prim ödeyecek. Bu uygulama doğrudan çalışanların aldığı tutarı değiştirmese de işverenler açısından maliyet artışı anlamına gelebilir.

Uzmanlara göre işverenler artan maliyet nedeniyle yemek kartlarına yapılacak zam oranlarını daha düşük tutabilir. Bu durum özellikle büyük şehirlerde çalışanların günlük yemek bütçelerini dolaylı olarak etkileyebilir.

Özellikle restoran ve lokantalarda kullanılan yemek kartlarının günlük limitleri dikkate alındığında, işverenlerin yeni düzenlemeye göre farklı uygulamalara yönelebileceği değerlendiriliyor.

Restoran ve yeme-içme sektörü düzenlemeden nasıl etkilenebilir?

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 17. Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, düzenlemenin sektör açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.

Koralı’ya göre çalışanlara sağlanan yemek yardımı önemli bir sosyal hak olmanın yanı sıra restoran ve lokantalar için de önemli bir ekonomik kaynak oluşturuyor. Günlük yemek harcamalarının önemli bir bölümü yemek kartları aracılığıyla gerçekleşiyor.

Bu nedenle yemek yardımına getirilecek prim uygulamasının, işverenlerin yemek kartı kullanımında farklı tercihlere yönelmesine neden olabileceği ifade ediliyor.

Yemek hizmetinin farklı yöntemlerle verilmesi rekabeti etkileyebilir

Sektör temsilcilerine göre yemek hizmetinin farklı yöntemlerle sağlanması, yeni düzenleme kapsamında farklı prim uygulamalarına yol açabilir.

Örneğin bazı işletmeler çalışanlarına işyerinde tabldot veya catering hizmeti sunarken, bazıları ise çalışanların restoran veya lokantalarda yemek yemesine olanak tanıyan yemek kartı sistemi kullanıyor.

İTO temsilcileri, hizmetin özünde çalışanların yemek ihtiyacını karşılamak olduğunu vurgularken, hizmetin hangi yöntemle verildiğine göre farklı prim yükü oluşmasının sektörde rekabet eşitsizliği yaratabileceğini ifade ediyor.

Restoran ciroları ve istihdam etkilenebilir

Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde binlerce restoran ve lokanta, öğle saatlerinde çalışanların yemek kartlarıyla yaptığı harcamalara dayanıyor. Bu nedenle yeni düzenlemenin sektör üzerinde doğrudan etkisi olabileceği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, uygulama farklılıklarının işveren tercihlerini değiştirebileceğini ve bunun restoran cirolarına yansıyabileceğini ifade ediyor. Özellikle öğle servislerine yoğunlaşan işletmeler için bu durum önemli bir ekonomik değişiklik anlamına gelebilir.

Yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde yaklaşık 200 bin civarında çalışanın bulunduğu ifade edilirken, düzenlemenin bu geniş istihdam alanını dolaylı olarak etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Yemek yardımı neden önemli bir sosyal hak olarak görülüyor?

Uzmanlar, yemek yardımının çalışanların günlük yaşamında önemli bir destek olduğunu vurguluyor. Bu uygulama yalnızca çalışanların beslenme ihtiyacını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda geniş bir ekonomik zinciri de destekliyor.

Restoranlar, gıda tedarikçileri, lojistik firmaları ve ödeme sistemleri bu ekosistemin parçası olarak faaliyet gösteriyor. Yemek kartları üzerinden yapılan harcamaların kayıt altına alınması ise kayıtlı ekonomiye katkı sağlıyor.

Bu nedenle yapılacak düzenlemelerde hem çalışanların sosyal haklarının korunması hem de sektörler arasında eşit rekabet koşullarının sağlanması gerektiği vurgulanıyor.