Türkiye’de geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli teknoloji, gayrimenkul değerleme sektörünün veri analizi, süreç yönetimi ve rapor kontrolü ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunuyor.
ARGE Gayrimenkul Değerleme ve Creative Solution iş birliğiyle hayata geçirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), verinin gücünü değerleme uzmanlarının saha tecrübesiyle buluşturuyor. Sistem; değer tahminleme, belge analizi, saha verisi yönetimi ve rapor kontrolü aşamalarında insan kaynaklı hata riskini en aza indirmeyi ve operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor.
ABD’deki Zorunlu Geçişten 1,5 Yıl Önce Türkiye’de Devreye Alındı
ABD’de Fannie Mae ve Freddie Mac tarafından yürütülen Uniform Appraisal Dataset (UAD) 3.6 çalışması kapsamında konut değerleme raporlarında dinamik veri ve raporlama yapısına zorunlu geçiş tarihi 2 Kasım 2026 olarak belirlendi. Türkiye’de ise ARGE Gayrimenkul Değerleme, yerli yapay zekâ altyapısı SADES’i 1,5 yılı aşkın süredir operasyonlarında aktif olarak kullanıyor. ABD’deki resmi standartların yürürlüğe girmesinden çok daha önce Türkiye'de uygulanan bu dijital dönüşüm, yerli teknolojinin küresel trendlerin önünde ilerlediğini gösteriyor.
SADES altyapısı; lokasyon ve emsal bilgilerinin analiz edilmesinden tapu, ruhsat ve imar belgelerinin incelenmesine kadar pek çok karmaşık veriyi saniyeler içinde işleyebiliyor. Sahadan elde edilen bilgilerin dijital ortamda kayıt altına alınmasını sağlayan sistem, raporlardaki eksiklikler ile tutarsızlıkları görünür hâle getirerek denetim süreçlerini kolaylaştırıyor.
Dr. Ahmet Cem Gel: "Uzman Deneyimini Verinin Gücüyle Buluşturuyoruz"
SADES’in geliştirilmesine öncülük eden ARGE Gayrimenkul Değerleme Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Cem Gel, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede sektörün ihtiyaçlarını doğrudan sahada gözlemlediklerini vurguladı. Dr. Gel, "SADES’in çıkış noktası, değerleme çalışmalarımızda doğrudan karşılaştığımız ihtiyaçlar oldu. Farklı kaynaklardan gelen bilgilerin birlikte analiz edilmesi ve veri tutarlılığının sağlanması için mesleki deneyimimizi teknolojiyle buluşturduk. ABD’de UAD 3.6 kapsamındaki yeni raporlama yapısına zorunlu geçiş Kasım 2026’da gerçekleşecekken, biz Türkiye’de 1,5 senedir bu sistemden yararlanıyoruz" dedi.
Teknolojinin kararları tek başına almadığını, nihai sorumluluğun uzmanlarda olduğunu belirten Gel, "Taşınmazın değerini belirlemek, piyasa gerçekleriyle birlikte değerlendirmeyi gerektirir. Sistem tarafından işaretlenen bir eksikliği veya uyumsuzluğu incelemek ve değerlemeye etkisini ortaya koymak uzmanlarımızın sorumluluğundadır. Amacımız müşterilerimize sunduğumuz hizmetin hızını, tutarlılığını ve izlenebilirliğini artırmaktır" ifadelerini kullandı.