Ekonomide dalgalanmaların yoğunlaştığı bu dönemde yatırımcıların kafası karışık. Mevduat faizleri %40 seviyesinde seyrederken dolar 43,50 TL, euro ise 51,80 TL bandında işlem görüyor. Altın ve gümüşte ralli dikkat çekerken, bazı hisse senetleri ve yatırım fonları güçlü getiriler sağlıyor. Peki tüm bu tablo içinde konut almak mantıklı mı? Ekonomist Sefer Humar, gayrimenkul piyasasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Mevduat Faizleri %40, Dolar 43,50 TL ve Euro 51,80 TL Seviyesindeyken Altın ve Gümüşte Ralli Varken Konut Almak Mantıklı mı?
Yüksek faiz ortamı, yatırımcıyı mevduata yönlendiriyor. %40 seviyesine ulaşan mevduat faizleri kısa vadede cazip görünse de, finansal piyasaların dalgalı yapısı belirsizlik yaratıyor. Doların 43,50 TL, euronun ise 51,80 TL seviyesinde bulunması döviz bazlı yatırım yapanların dikkatini çekiyor.
Altın ve gümüşte ralli ise güvenli liman arayışını güçlendiriyor. Son dönemde hisse senetlerinde görülen güçlü yükselişler ve yüksek getirili yatırım fonları da yatırımcıların radarında.
Ancak Ekonomist Sefer Humar’a göre tablo yalnızca finansal enstrümanlardan ibaret değil. Humar, konutun temel bir ihtiyaç olduğunun altını çizerek, “Gayrimenkul yalnızca yatırım aracı değil, aynı zamanda barınma ihtiyacını karşılayan reel bir varlıktır” dedi.
Yüksek Kredi Faizleri ve Zayıf Talep Ortamında Gayrimenkul Fiyatları Neden Baskı Altında?
Sıkı para politikası ve yüksek kredi faizleri, konut piyasasında belirgin bir yavaşlamaya yol açtı. Konut kredisi maliyetlerinin artması, talebi sınırlarken nakit alıcıları öne çıkardı.
Sefer Humar’a göre, TL bazında fiyatlar yükselmiş gibi görünse de döviz bazında konut fiyatları birçok bölgede geçmiş zirvelerin altında seyrediyor. Bu durum, gayrimenkulün görece baskılandığını gösteriyor.
Talebin zayıf olması, özellikle nakit alıcılar için önemli pazarlık fırsatları yaratıyor. Humar, birçok projede ve ikinci el piyasasında %10 ila %20 arasında değişen nakit indirimler görüldüğünü belirtti.
Örneğin 6 milyon TL talep edilen bir konutun 5–5,2 milyon TL aralığında alınabildiğine dikkat çeken Humar, bu indirimlerin yatırımcı açısından gelecekteki getirinin peşin kazanılması anlamına geldiğini ifade etti.
Kira Fiyatları Artarken Konut Sahibi Olmak Finansal Güvenlik Sağlar mı?
Humar, konutun yatırımın ötesinde bir ihtiyaç olduğuna vurgu yapıyor. Kira fiyatlarının hızla arttığı bir dönemde mülk sahibi olmanın finansal güvenlik sağladığını dile getiriyor.
Aylık 30–40 bin TL kira ödeyen bir hanenin yılda 360–480 bin TL ödeme yaptığına dikkat çeken Humar, bu tutarın ciddi bir servet transferi anlamına geldiğini belirtti. Kendi evine sahip olmak, uzun vadede bu transferi durduruyor.
Bu açıdan bakıldığında konut almak, yalnızca getiri beklentisiyle değil, yaşam güvenliği ve mali istikrar açısından da değerlendiriliyor.
Ticari Gayrimenkul Neden Daha Cazip Görülüyor?
Ekonomist Sefer Humar’a göre ticari gayrimenkuller mevcut tabloda daha avantajlı olabilir. Döviz bazlı kira sözleşmeleri ve düzenli nakit akışı, yatırımcıya öngörülebilir gelir sunuyor.
Yüksek faiz ortamı nedeniyle satışta bekleyen ticari mülk sayısının artması, nakit alıcıyı fiyat belirleyen taraf haline getiriyor. Bu durum, ticari gayrimenkulü özellikle sermayesi hazır olan yatırımcılar için cazip kılıyor.
Gayrimenkul Enflasyon Kalkanı mı?
Altın, hisse ve yatırım fonları dönemsel olarak yüksek getiriler sunabiliyor. Ancak bu enstrümanlar piyasa dalgalanmalarına açık. Humar, gayrimenkulün reel bir varlık olması nedeniyle enflasyona karşı koruma sağladığını ifade ediyor.
Arzının sınırlı olması ve temel bir ihtiyacı karşılaması, konutu farklı bir konuma taşıyor. “Belirsizlik dönemlerinde çoğu yatırımcı beklemeyi tercih eder. Oysa tarihsel olarak en güçlü alım fırsatları talebin zayıf olduğu dönemlerde ortaya çıkar” değerlendirmesinde bulunan Humar, mevcut ortamı önemli bir eşik olarak tanımlıyor.
Bugünkü tabloyu “Faiz yüksek, döviz yüksek, finansal enstrümanlar dalgalı, gayrimenkulde talep görece zayıf” sözleriyle özetleyen Humar, hem yatırım hem de ihtiyaç amacıyla konut düşünenler için dikkatli analiz yapılması gerektiğini vurguluyor.
Konut almanın bazı dönemlerde yalnızca yatırım kararı değil, aynı zamanda finansal bağımsızlık ve yaşam güvenliği kararı olduğuna dikkat çeken Humar, yatırımcıların riskleri iyi hesaplaması gerektiğini ifade ediyor.