Ocak-eylül döneminde su ürünleri hariç hayvansal mamuller ihracatı 1 milyar 275 milyon 293 bin dolar olarak kayıtlara geçerken, bu başarının en büyük pay sahibi yumurta sektörü oldu. Geçen yılın aynı döneminde 271 milyon 430 bin dolar olan sektör ihracatı, bu yıl 418 milyon 676 bin dolara fırladı.
Sektördeki bu tarihi ivmenin arka planını değerlendiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit, iklim krizleri ve küresel tavukçuluk sektörünü sarsan hastalıkların tüm ticaret dengelerini sarstığına dikkat çekti. Girit, "ABD ve Avrupa'nın 5 ülkesinde görülen kuş gribi, geleneksel ihracatçı ülkeleri bile ithalatçı konuma getirdi. Bu durum özellikle Avrupa Birliği pazarına yönelik sevkiyatlarımızda yüzde yüze yakın artışlar yaşamamızı sağladı" ifadelerini kullandı.
Avrupa'dan Afrika'ya Yeni Pazar Ağları
Lojistik avantajlar ve ürünlerin raf ömrü gibi etkenler doğrultusunda geleneksel olarak Orta Doğu pazarında güçlü olan Türk yumurta sektörü, coğrafi sınırlarını hızla genişletiyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, İran ve Suriye ana pazar konumunu korurken; Hollanda, Polonya, Yunanistan, İtalya ve Belçika gibi Avrupa ülkelerine yapılan ihracat katlandı. Ayrıca Gambiya, Ekvator Ginesi, Sudan, Cibuti gibi Afrika ülkeleriyle birlikte Macaristan ve Almanya da Türk yumurtasının yeni rotaları arasına girdi.

Üretici Fiyatları ve 550 Milyon Dolarlık Hedef
İç piyasadaki fiyat tartışmalarına da açıklık getiren sektör temsilcileri, arz ve talep dengesinde endişe verici bir durum olmadığını vurguladı. Üreticiden çıkış fiyatlarının hiçbir zaman 4 TL sınırını aşmadığını belirten Girit, nihai tüketiciye yansıyan fiyat artışlarının üretici kontrolü dışındaki dinamiklerden kaynaklandığını ifade etti.
Geçtiğimiz yıl 500 milyon dolarlık bir hedef belirleyen sektör, kotaların serbest bırakılmasının ardından 2026 yılı sonu ihracat beklentisini 550 milyon dolara çıkardığını duyurdu.