ABD, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile süregelen onlarca yıllık bağını resmen kopardı. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla başlatılan çekilme sürecinin tamamlandığını ve ülkenin artık örgütün üyesi olmadığını açıkladı.
Kararla birlikte DSÖ’ye sağlanan tüm mali katkılar durdurulurken, örgüt bünyesinde görev yapan Amerikalı uzman ve çalışanların da ülkelerine geri çağrıldığı bildirildi. Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk gününde imzaladığı kararnameyle başlatılan ayrılık, bir yıllık sürecin ardından hukuki olarak kesinlik kazandı.
Ayrılık Tamamlandı, Sorular Bitmedi
ABD’li yetkililer, çekilmenin resmiyet kazandığını ancak sürecin idari ve teknik açıdan bazı sorunlar barındırdığını ifade ediyor. DSÖ kayıtlarına göre Washington yönetiminin kuruma olan borcu 130 milyon doların üzerinde bulunuyor.
Uzmanlar ise bu kopuşun, ABD’nin küresel salgınlara ilişkin erken uyarı ve veri paylaşım sistemlerinden uzaklaşmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun, yeni salgınlara hazırlık kapasitesini zayıflatabileceği değerlendiriliyor.
“Küresel Sağlık İçin Ağır Bir Darbe”
Georgetown Üniversitesi’nden halk sağlığı hukuku uzmanı Prof. Lawrence Gostin, ABD’nin DSÖ’den ayrılmasının yalnızca ulusal değil, küresel ölçekte sonuçlar doğuracağını söyledi. Gostin, kararın bilim insanları, ilaç firmaları ve aşı geliştirme süreçleri üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirterek, bu adımı “son derece yıkıcı” olarak tanımladı.
Benzer eleştiriler sağlık camiasından da geldi. ABD Bulaşıcı Hastalıklar Derneği Başkanı Dr. Ronald Nahass, çekilme kararını “bilimsel gerçeklerle bağdaşmayan ve dar bakış açısına dayalı” bir adım olarak niteledi.
En Büyük Destekçilerden Biriydi
ABD, DSÖ’nün kuruluş sürecinde kilit rol oynamış ve yıllar boyunca örgütün en büyük finansörlerinden biri olmuştu. Resmi verilere göre Washington, DSÖ’ye her yıl yaklaşık 111 milyon dolar zorunlu aidat ve 570 milyon dolar gönüllü katkı sağlıyordu. Bu destek, toplamda 680 milyon dolara ulaşıyordu.
DSÖ; Ebola, mpox ve çocuk felci gibi küresel sağlık tehditleriyle mücadelede koordinasyon sağlıyor, düşük gelirli ülkelere teknik destek sunuyor ve dünya genelinde hastalıklarla mücadele için rehberler yayımlıyor. Uzmanlar, ABD’nin çekilmesinin özellikle çocuk felciyle mücadele ve anne-çocuk sağlığı programlarında ciddi boşluklar yaratabileceğini vurguluyor.
Trump: Reform Yoksa Katılım da Yok
Trump yönetimi, ayrılık kararını DSÖ’nün Kovid-19 salgınındaki tutumuna bağlamıştı. Kararname metninde, örgütün salgını yönetmekte yetersiz kaldığı, reform taleplerine karşılık vermediği ve siyasi baskılara karşı bağımsızlığını koruyamadığı savunulmuştu. Ayrıca ABD’den talep edilen mali katkıların adil olmadığı da öne sürülmüştü.
ABD’nin DSÖ’den çekilmesiyle birlikte, küresel sağlık sisteminde Washington’un nasıl bir yol izleyeceği ve bu kararın uzun vadeli etkilerinin ne olacağı merak konusu olmaya devam ediyor.