Yeni Birlik Gazetesi Galeriler Dünya Güneş Sistemi’nde yeni bir üye mi?

Güneş Sistemi’nde yeni bir üye mi?

Bilim insanları, Dokuzuncu Gezegen’in ışığını değil ısısını izleyerek iki olası cisim tespit etti. Kesin keşif için daha güçlü gözlemler yolda.

Güneş Sistemi’nde yeni bir üye mi? 1

Dokuzuncu Gezegen: 

Yıllardır teorik olarak varlığı öne sürülen Dokuzuncu Gezegen’e dair en somut ipucu, Çinli bilim insanlarının yeni yaklaşımıyla gündeme geldi. Akari teleskobunun kızılötesi verilerini kullanan ekip, gezegenin yansıttığı ışığı değil, yaydığı ısıyı izleyerek iki olası adaya ulaştı.

Gökbilimciler, Işık Yerine Isıya Odaklandı

Tsinghua Üniversitesi liderliğindeki uluslararası ekip, Güneş Sistemi’nin kenarlarında yer alan Kuiper Kuşağı’ndaki yörünge anormalliklerini açıklamak için yıllardır varlığı tartışılan Dokuzuncu Gezegen’in peşine düştü. Güneş’ten çok uzak olması nedeniyle yansıttığı ışık zayıf kalan bu gizemli cismin, kızılötesi tayftaki termal iziyle yakalanabileceği düşüncesiyle geleneksel gözlem yöntemlerinin dışına çıkıldı.

Araştırmacılar, Japonya’nın uzaya yerleştirdiği Akari teleskobu aracılığıyla elde edilen verileri kullanarak, gökyüzünde yavaş hareket eden ve beklenen konumlara uyan iki cisim tespit etti. Bu cisimler, fiziksel özellikleri bakımından teorik Dokuzuncu Gezegen modeliyle örtüşüyor.

1 / 2
Güneş Sistemi’nde yeni bir üye mi? 2

Neden Işık Değil Isı Takip Edildi?

Uzmanlara göre Güneş'ten bu kadar uzak bir gezegen, neredeyse hiç ışık yansıtmaz. Fiziksel olarak, uzaklık iki katına çıktığında ışığın parlaklığı 16 kat azalırken, yayılan ısının şiddeti yalnızca 4 kat düşer. Bu nedenle araştırmacılar, kızılötesi gözlemle hareket eden cisimleri tespit etmenin çok daha etkin olabileceğini savunuyor.

Kesin Keşif İçin Yeni Gözlemler Şart

Her ne kadar Akari verileri umut verici olsa da, söz konusu sinyallerin gerçekten bir gezegenden mi, yoksa uzak yıldızlardan veya galaksilerden mi geldiği henüz net değil. Bu adayların bir gezegen gibi yavaş ve tutarlı hareket gösterip göstermediğinin kesinleştirilmesi için daha güçlü teleskoplarla uzun süreli gözlemler yapılması gerekiyor.

Eğer bu iki adaydan biri gerçekten Dokuzuncu Gezegen çıkarsa, bu durum yalnızca yeni bir gezegenin keşfi anlamına gelmeyecek. Aynı zamanda Güneş Sistemi’nin oluşumu, dış gezegenlerin dinamikleri ve kozmik mimarimize dair anlayışımız da köklü şekilde değişecek.

2 / 2