Dünyanın en büyük yatırım bankası olan ABD merkezli JPMorgan, finans dünyasında geniş yankı uyandıran bir cinsel istismar ve mobbing skandalıyla gündeme geldi. İddiaların odağındaki isim, bankanın 37 yaşındaki üst düzey yöneticisi Lorna Hajdini.
Dava dosyasına yansıyan iddialara göre Hajdini, emri altında çalışan genç erkek personeli yetkisini kullanarak taciz etmek, rıza dışı cinsel birlikteliğe zorlamak ve bu süreçte çeşitli ilaçlar kullanarak mağdurları uyuşturmakla suçlanıyor. Kimliği "John Doe" olarak gizli tutulan bir mağdurun beyanlarına göre, reddetme durumunda kariyerlerinin bitirileceğine dair ağır tehditler savurulduğu ileri sürülüyor.
Dünyanın en büyük yatırım bankası olan ABD merkezli JPMorgan, finans dünyasında geniş yankı uyandıran bir cinsel istismar ve mobbing skandalıyla gündeme geldi. İddiaların odağındaki isim, bankanın 37 yaşındaki üst düzey yöneticisi Lorna Hajdini. Dava dosyasına yansıyan iddialara göre Hajdini, emri altında çalışan genç erkek personeli yetkisini kullanarak taciz etmek, rıza dışı cinsel birlikteliğe zorlamak ve bu süreçte çeşitli ilaçlar kullanarak mağdurları uyuşturmakla suçlanıyor. Kimliği "John Doe" olarak gizli tutulan bir mağdurun beyanlarına göre, reddetme durumunda kariyerlerinin bitirileceğine dair ağır tehditler savurulduğu ileri sürülüyor.
JPMorgan yönetimi, iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından ivedilikle bir iç soruşturma başlattığını duyurdu. Bankadan yapılan resmi açıklamada, şu ana kadar söz konusu iddiaları destekleyecek herhangi bir somut bulguya rastlanmadığı belirtildi. İç soruşturma sürecinde mağdur olduğunu iddia eden kişiyle temas kurulduğu ancak bu kişinin kanıt sunmayı veya banka ile işbirliği yapmayı reddettiği aktarıldı. Lorna Hajdini ise hakkındaki tüm iddiaları "iftira ve yalan" olarak nitelendirerek reddetti. Banka ayrıca, Hajdini ile şikayetçi kişinin hiyerarşik olarak benzer pozisyonlarda olduğunu savunarak, iddia edilen alt-üst ilişkisi temelli mobbingin mümkün olmadığını açıkladı.
Kurumsal etik ve küresel bankacılık standartları
Finans sektöründe bu tür skandallar, sadece hukuki süreçleri değil, aynı zamanda kurumların küresel itibarını ve etik standartlarını da doğrudan etkiliyor
Hukuki sürecin geleceği
İddialar arasında yer alan rıza dışı ilaç kullanımı ve ırkçı söylemler, davanın seyrini iş hukukundan ceza hukukuna taşıyabilecek nitelikte görülüyor. JPMorgan'ın iddiaları reddeden tutumuna rağmen, ABD hukuk sistemindeki benzer davalar, kurum içi soruşturmaların ötesinde bağımsız yargı denetiminin önemine işaret ediyor. Eğer mağdur taraf bağımsız bir yargı sürecine başvurursa, bankanın savunmasında belirttiği "pozisyon eşitliği" ve "kanıt yokluğu" gibi unsurların dijital kayıtlar ve tanık beyanlarıyla yeniden incelenmesi gerekecek.