Ege Üniversitesi, geçmiş ile gelecek arasında köprü kuracak devasa bir kültürel miras projesini hayata geçiriyor. "Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Yazma Eserlerinin Kaynak Temelli Yeniden Tavsifi ve Dijital Ortama Aktarılması" başlıklı bilimsel araştırma projesi kapsamında, 15. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına uzanan geniş bir zaman dilimine ait 100’den fazla eşsiz el yazması eser koruma altına alınıyor. Uzun yıllardır kütüphane raflarında gün yüzüne çıkmayı bekleyen bu nadide eserler, proje sayesinde dünya çapındaki araştırmacıların ve bilim çevrelerinin açık erişimine açılacak.
Asırlık Hazineler İçin Dijital Yol Haritası
Projenin yürütücülüğünü üstlenen Ege Üniversitesi Birgivi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yılmaz Öksüz, 12 aylık yoğun çalışma programının detaylarını paylaştı. Geçmiş dönemlerde hazırlanan katalog fişlerindeki eksiklik ve hataların titizlikle giderileceğini belirten Doç. Dr. Öksüz, bu süreçte Sicill-i Osmânî, Osmanlı Müellifleri, Brockelmann, Storey ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Portalı gibi temel bibliyografik kaynakların taranacağını ifade etti.
Çalışmanın kapsamına dair bilgi veren Öksüz, "Bugüne kadar hiç incelenmemiş ve literatüre girmemiş yazma eserlerin ilk kez bilimsel tanımlamalarını gerçekleştireceğiz. Tavsif süreçleri tamamlanan tüm eserler, profesyonel fotoğraf ekipmanları kullanılarak yüksek çözünürlükte dijital ortama aktarılacak. Medya Uygulama ve Araştırma Merkezimizin teknik altyapı desteğiyle doğruluğu kesinleştirilen 100’ü aşkın el yazması, küresel bir dijital platformda toplanacak. Bu sayede üniversitemiz, yazma eser koleksiyonu alanında öncü ve prestijli bir konuma ulaşacak" dedi.
"Yarım Kalan Tarihi Sorumluluğu Tamamlıyoruz"
Projenin köklü geçmişine ve taşıdığı kurumsal vefa niteliğine dikkat çeken Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya ise eldeki koleksiyonun dramatik hikayesini anlattı. Eserlerin, 1984-1988 yılları arasında Prof. Dr. Fikret Türkmen liderliğinde yürütülen saha araştırmalarında Manisa’nın Demirci, Selendi, Kula, Soma, Akhisar ve Gördes gibi ilçelerinden büyük fedakarlıklarla derlendiğini belirten Yalçınkaya, 1990'ların sonunda Prof. Dr. Tunca Kortantamer koordinatörlüğünde başlayan tanımlama çalışmalarının, el yazmalarının Merkez Kütüphaneye taşınması ve ekibin dağılmasıyla 1999 yılında yarım kaldığını hatırlattı.
Prof. Dr. Yalçınkaya, "Biz bugün, çeyrek asır önce yarım kalan bu tarihi ve bilimsel sorumluluğu nihayete erdirmek, hocalarımızın emeğine sahip çıkmak adına yola çıktık" sözleriyle projenin manevi değerini vurguladı.
Uzman Kadro Görev Başında
Kültürel mirası dijital çağla buluşturan projenin geniş akademik kadrosunda, alanında uzman isimler yer alıyor. Doç. Dr. Yılmaz Öksüz’ün yürütücülüğündeki ekipte; Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya, Birgivi İlahiyat Fakültesinden Öğr. Gör. Dr. Timur Aşkan, Medya Uygulama ve Araştırma Merkezinden Öğr. Gör. Dr. Yiğit Açık ile Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Emine Merve Can görev alıyor. 12 ay sürecek olan bu çok disiplinli çalışma, Ege’nin saklı kalmış hazinelerini insanlığın ortak mirasına dahil etmeyi hedefliyor.
Oluşturulan PDF belgesinde, akademik bülten ve gazete estetiğine uygun geleneksel serif yazı tipleri, bordo tonlarında şık kurumsal vurgular ve dengeli bir sayfa düzeni kullanılmıştır.