Özel haber/ Semanur İrgin
İran’da ekonomik kriz nedeniyle halkın bir kısmı 28 Aralık’ta ayağa kalktı. Ocak 2026’ya kadar süren bu protestoların, yalnızca İran’daki ekonomik krizden kaynaklanmadığı; sert İran rejimine karşı bir direniş hareketine dönüştüğü, atılan sloganlarla ortaya çıktı.
Protestonun kıvılcımı: Riyalin çöküşüyle başladı
Protestoların başlamasına neden olan gelişme, İran riyalinin son yılların en sert düşüşlerinden birini yaşaması oldu. Dövizdeki ani sıçrama; gıda, ilaç ve enerji başta olmak üzere temel tüketim ürünlerinde fiyatların kontrolsüz biçimde artmasına yol açtı.
İlk ateşi esnaf yaktı
İlk tepki, İran ekonomisinin kalbi sayılan çarşı esnafından geldi. Tahran’da kepenkler kapandı, ticaret durma noktasına geldi. Ekonomistler bu aşamayı “ani yoksullaşma şoku” olarak tanımlıyor. Halk, bir gecede fakirleştiğini hissetti.
Göstericilerin bir kısmı rejime karşı çıkarak değişim talebinde bulunuyor
Gösteriler başlangıçta döviz kuru, hayat pahalılığı, işsizlik ve alım gücü kaybı gibi ekonomik sorunlar nedeniyle başladı. Ancak protestolar devam ederken halkın bir kısmı, İran lideri Ali Hamaney’i hedef alan sloganlar atmaya başladı.
Dünya gündemine oturan o fotoğraf
Özellikle protestoya katılan İranlı kadınlar, Ali Hamaney rejimini baskıcı bulduklarını ifade ederek bu baskıcı düzeni değiştirmek amacıyla dünyaya yayılan bir akım başlattı. Protestoya katılan kadınlar, sigara ateşiyle Ali Hamaney’in fotoğraflarını yakarak fotoğraf çektirdi ve bu görüntüler kısa sürede küresel gündeme oturdu.
Edinilen bilgilere göre bu dönüşüm tesadüf değil. İran’da ekonomik krizler, uzun süredir biriken siyasal baskılar ve özgürlük talepleriyle birleşince, sokak hareketleri hızla siyasallaştı.
Devletin yanıtı: Güvenlik, güç ve iletişim kesintisi
İran yönetimi protestolara sert güvenlik politikalarıyla karşılık verdi. Güvenlik güçleri geniş çaplı müdahalelerde bulundu, yüzlerce kişi gözaltına alındı. İnsan hakları örgütlerine göre zaman zaman ölümcül güç kullanıldığı da oldu. İnternet ve mobil iletişim ciddi biçimde kısıtlandı.
Yetkililer protestoları “yabancı istihbaratların kışkırtması” olarak nitelendirdi. Ancak sahadaki tablo, öfkenin dışarıdan değil doğrudan mutfaktan ve pazardan yükseldiğini gösteriyor.
Hamaney’in çizgisi: Geri adım yok, “yarım” ekonomik jestler var
Ali Hamaney’in geri adım atmayacağı görülüyor. Yönetim, üçlü bir stratejiden söz ediyor: baskı ve caydırıcılık, iletişim kontrolü ve sınırlı ekonomik jestler.
İran nereye gidiyor?
Kısa vadede rejimin kontrolü tamamen kaybetmesi beklenmiyor. Ancak orta vadede protestolar bastırılsa bile öfkenin yeraltına çekileceği, ekonomik kriz derinleşirse yeni dalgaların kaçınılmaz olacağı ve baskının artmasının talepleri daha radikal hâle getirebileceği öngörülüyor.