Dünya Etnospor Birliği tarafından geleneksel sporları, kadim kültürleri ve küresel sanatları yaşatmak amacıyla düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali, görkemli bir final programıyla kapılarını kapattı. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda geniş bir yerleşkede gerçekleştirilen ve dört gün boyunca adeta bir kültür şölenine dönüşen organizasyon, toplamda 1,5 milyon ziyaretçiyi tek bir meydanda buluşturarak tarihi bir katılım rekoruna imza attı.
İlk kez sergilenen geleneksel sporlar büyük ilgi topladı
21-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen festivalin dördüncü ve son gününde de heyecan bir an olsun hız kesmedi. Sabahın ilk saatlerinden itibaren atlı sporlar alanında bir araya gelen binlerce kişi; atlı okçuluk, Atlı Cirit, Kökbörü, Tenge Ilu, Audaryspak, Kuşbegilik ve Tazy Dogs Shows gibi dinamik gösterileri büyük bir ilgiyle takip etti.
Festivalde bu yıl ilk kez görücüye çıkan Ripka, Lapta, Zorkhana ve Tavreli gibi farklı coğrafyaların geleneksel strateji ve güç oyunları, katılımcılara yeni kültürleri yerinde deneyimleme şansı sundu. Geleneksel güreş müsabakalarının kıran kırana mücadelelere sahne olduğu final gününde, Türkmen atlarının sergilediği zarafet dolu performanslar da izleyicilerden büyük alkış aldı.
Küresel lezzetler ve evrensel ezgiler İstanbul'da buluştu
Festival sadece sportif faaliyetlerle değil, gastronomi ve sahne sanatlarıyla da dünyaya pencere açtı. Etkinlik alanında kurulan dev mutfaklarda Özbek pilavı ve aşure ikram edilirken; Meksika'dan Bangladeş'e, Filistin'den Bosna Hersek'e, Tanzanya'dan Lübnan'a kadar onlarca ülkenin evrensel lezzetleri gurmelerle buluştu.
Festival süresince ana sahnede Kıraç, Ekin Uzunlar ve Dimash gibi güçlü seslerin ardından final gecesinde de Ay Yola topluluğu sahne alarak izleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleştirilen ödül töreninde dereceye giren sporcu ve zanaatkarlara plaketleri takdim edildi.
Kurulan Dayanışma Obası’nda ise sivil toplum kuruluşları, özellikle Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşanan insanlık dramlarına yönelik farkındalık söyleşileri ve sanatsal atölyeler düzenleyerek toplumsal hassasiyeti ön plana çıkardı.