ÖZEL HABER/ FİDAN ÇAÇA
Konya’da yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla tanınan 51 yaşındaki Mehmet Akgün, sadece bir tamir ustası değil, aynı zamanda hayata karşı verilen büyük bir mücadelenin simgesi. Mesleğe henüz çocuk yaşta, 1979 yılında radyo ve televizyon çıraklığı ile adım atan Akgün’ün hayatı, 12 yıl önce yaşadığı talihsiz bir kazayla tamamen değişti. Kızının elektrik tellerine takılan okul armasını kurtarmak isterken yüksek gerilim hattına kapılan usta tamirci, bu kazada sol kolunu dirsek altından kaybetti. Ancak o, fiziki engelini zihninde ve kalbinde büyüterek mesleğine veda etmek yerine, imkansızı başarmayı seçti.
Korkulan Teknolojiyi Konya’ya Getiren Deha
Mehmet Akgün’ün kariyerindeki kırılma noktası aslında kazadan çok önce, 1984 yılında başladı. O dönem Konya’da mekanik fotoğraf makinelerini tamir eden yaşlı ustaların, "içinden kablo geçiyor" diyerek dokunmaya korktuğu elektronik makinelere Akgün el attı. Dönemin usta isimlerinin zekasını fark ederek yönlendirdiği genç Mehmet, kısa sürede şehrin ve bölgenin tek elektronik fotoğraf makinesi tamircisi haline geldi. Radyo ve televizyon tamirinden gelen güçlü elektronik altyapısını bu alana aktararak, Konya’da yapılmayanı yaptı.
"Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar"
Uzuv kaybının ardından yaşadığı 7 aylık zorlu tedavi sürecinde ticaret yapmayı, alım-satım işlerine girmeyi deneyen Akgün, büyük firmalarla rekabet edemeyeceğini anlayınca köklerine dönmeye karar verdi. Kendi deyimiyle "Yiğit düştüğü yerden kalkar" felsefesini benimseyen usta, iki elle bile yapılması milimetrik hassasiyet gerektiren tamir işine tek eliyle geri döndü. İlk zamanlar bir vidayı yerine oturtabilmek için saatlerce uğraştığını belirten Akgün, sabır ve azimle bu engeli de aşmayı bildi. Bugün, iki elle çalışmakla tek elle çalışmak arasında hiçbir fark görmediğini ifade eden usta, 12 yıldır hiçbir zorluk yaşamadan işini gururla icra ediyor.
Günde 20 Saatlik Mesai ve Müşteriden Öte Dostluklar
Mehmet Akgün’ün çalışma disiplini ise adeta parmak ısırtıyor. Günün neredeyse 20 saatini çalışarak geçiren Akgün, öğle saatlerinde açtığı dükkanında akşam saatlerine kadar müşterilerini ağırlıyor. Evine gittikten sonra ise dükkanda yetiştiremediği hassas işleri sabahın ilk ışıklarına kadar evindeki atölyesinde sürdürüyor. Esnaflık anlayışını "Kendimi müşterinin yerine koyuyorum" diyerek özetleyen usta tamirci, dükkanına gelen herkesle ticari bir bağdan ziyade köklü dostluklar kuruyor.
Ön Yargıları Kıran Başarı: Türkiye’nin Dört Bir Yanından Cihaz Yağıyor
İlk zamanlar tek kolla tamir yaptığını görenlerin ön yargıyla yaklaştığını itiraf eden Akgün, zamanla teslim ettiği kusursuz işlerle bu duvarları tamamen yıktı. Artık insanlar onun tek elle mucizeler yarattığını bilerek dükkanının yolunu tutuyor. Ünü Konya sınırlarını aşan usta, Türkiye’nin dört bir yanındaki fotoğraf sanatçılarından ve meraklılarından kargo yoluyla tamir edilecek cihazlar alıyor. Gençlerin fotoğrafçılık tutkusunu da elinden geldiğince destekleyen Akgün, azmin önünde hiçbir engelin duramayacağını tüm Türkiye’ye kanıtlamaya devam ediyor.