Armağan Çağlayan’ın sözleri hassasiyet tartışmasını alevlendirdi
Ünlü televizyoncu ve yapımcı Armağan Çağlayan, Fatih Ürek’in cenaze töreni sonrası yaptığı paylaşımla sosyal medyanın gündemine oturdu.
Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazında çekilen görüntüler, kutsal mekânlarda uyulması gereken kuralları yeniden tartışmaya açtı. Çağlayan’ın temkinli ama net ifadeleri, kısa sürede geniş yankı uyandırdı.
Cenaze sonrası dikkat çeken detaylar
Uzun süredir içinde tuttuğu bir rahatsızlığı dile getirmek istediğini söyleyen Çağlayan, paylaşımında tartışma yaratma niyetinde olmadığını özellikle vurguladı.
Farklı inançlara sahip olunabileceğini kabul eden ünlü isim, buna rağmen girilen kutsal alanların kendi kuralları olduğunun altını çizdi. Ona göre bu mesele bireysel özgürlüklerden ziyade ortak bir saygı alanıydı.
saygı çağrısı dikkat çekti
Çağlayan, açıklamasında kimseyi hedef almadığını vurgularken, konunun kişisel inançlardan bağımsız olduğunun altını çizdi. Ona göre mesele, girilen alanın kurallarına duyulan ortak saygıydı. Bu yaklaşımın evrensel bir hassasiyet olduğunu savundu:
“Bir dinin kutsal mekânına girerken, o dinin gereklerini yerine getirmek zorundayız. Bu, inanıp inanmamakla ilgili değil.”
Yurt dışı örneğiyle damga vurdu
“Nasıl ki yurt dışında kiliselere kafanızda şapkayla girilemiyorsa, cami avlusunda da başı açık olmuyor bence.”
Ünlü yapımcı, yurt dışında kiliselere şapkayla girilememesini örnek göstererek dikkat çekici bir kıyas yaptı. Bu örnek üzerinden, cami avlularında da benzer bir özen gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. Çağlayan’ın bu sözleri, “saygı mı, sınır mı?” tartışmasını beraberinde getirdi.
Armağan Çağlayan’ın açıklamaları, kutsal mekânlarda davranış kuralları, toplumsal hassasiyetler ve bireysel özgürlükler arasındaki dengeyi bir kez daha gündeme taşımış oldu.