Sanat kariyerinde 50 yılı geride bırakan Türk müziğinin deneyimli ismi Nükhet Duru, Nilgün Belgün'ün sunduğu "Bana Bir Sırrını Söyle" programında geçmiş aşk hayatına ve özel yaşamına dair açıklamalarda bulundu. Programda yöneltilen soruları samimiyetle yanıtlayan sanatçı, ilişkilerinde yaşadığı hayal kırıklıklarını ve karşılaştığı olaylar karşısındaki kişisel tepkilerini ayrıntılarıyla aktardı.
Nilgün Belgün'ün kendisine yönelttiği aldatılma sorusuna "Çok. Hepsini de yakaladım" cevabını veren Duru, birlikte olduğu bir kişinin ihanetine bizzat tanıklık ettiği anı anlattı. Beklenmedik bir saatte eve döndüğünü ve o sırada partnerini başka biriyle yakaladığını belirten usta yorumcu, olay karşısında hiçbir tartışmaya girmeyerek sessizce ortamdan uzaklaştığını ve tek kelime dahi etmediğini ifade etti.
Gençlik aşkları ve sessiz vedalar
Gençlik dönemlerinde duygusal kararlar aldığını ve çok çabuk âşık olduğunu söyleyen sanatçı, ilişkilerinde yaşadığı iniş çıkışları kendi içinde deneyimlediğini belirtti. Kırıldığı anlarda karşı tarafın haberi dahi olmadan küsüp barıştığını veya ayrıldığını dile getiren Duru, duygusal anlamda olgunlaşmasının ve ilişkilerde bilinç kazanmasının 30 yaşını bulduğunu vurguladı.
Programda bugüne kadar açıklamadığı bir yönünü de paylaşan Duru, çok üzüldüğü durumlarda yakın çevresindeki insanlardan hiçbir uyarı veya açıklamada bulunmadan uzaklaştığını aktardı. Yıllar boyunca süren bu kırgınlıkların nedenini merak eden dostlarına gerekçe sunmadığını belirten sanatçı, ağır bir tartışmaya ya da savaşa girmek yerine buharlaşmayı ve sessiz kalmayı tercih ettiğini kaydetti.
18 yaşında başlayan MS mücadelesi
Programda uzun yıllardır mücadele ettiği multipl skleroz (MS) hastalığına da değinen Nükhet Duru, teşhisin 18 yaşında konulduğunu ve o yıllarda bu rahatsızlığın Türkiye'de henüz yeterince tanınmadığını söyledi.
Sağlık mücadelesinde yaşam biçimi, psikolojik direnç ve beslenme düzeninin büyük payı olduğuna inandığını belirten Duru, zihinsel gücün iyileşme süreçlerindeki önemine dikkat çekti.
Nöroloji uzmanları ise MS hastalığında zihinsel moral ve sağlıklı yaşam tarzının bağışıklık dengesi üzerinde destekleyici olduğunu, ancak tıbbi tedavinin yerini tek başına tutamayacağını ve immünomodülatör klinik tedavilerin aksatılmaması gerektiğini hatırlatıyor.