Fransız moda dünyasının kalbi Paris, bir kez daha yılın en prestijli etkinliklerinden biri olan Haute Couture Haftası’na ev sahipliği yaptı. Şehri etkisi altına alan kavurucu sıcaklara meydan okuyan moda elitleri, Hollywood yıldızları ve küresel ikonlar, yapımı yüzlerce saat süren el yapımı başyapıtları yakından görmek için Fransa’ya akın etti.
Bad Bunny’den Cardi B’ye, Sabrina Carpenter’dan Hudson Williams’a kadar pek çok ünlü ismin ön sıralarda yer aldığı dört günlük bu özel maraton, modanın geleceğine yön veren sıra dışı hikayelere sahne oldu.
Schiaparelli’den Bilinmeyene Teslimiyet: "Boşluğun Çağrısı"
Schiaparelli’nin dahi kreatif direktörü Daniel Roseberry, 2026-2027 Sonbahar/Kış haute couture koleksiyonunda sınırları zorladı. "The Call of the Void" (Boşluğun Çağrısı) adını taşıyan koleksiyon, yaratım sürecindeki belirsizliğe teslim olmayı kutluyor. Markanın vizyonuna eşlik eden davetliler arasında, dünya turnesine kısa bir ara vererek ilk couture deneyimini yaşayan Bad Bunny, tereyağı sarısı takımıyla dikkat çekti. Gecenin en çok konuşulan ismi ise pastel tonlardaki iddialı tüy ceketi ve tehlikeli pençe detaylarıyla podyumu gölgede bırakan aktris Emma Corrin oldu.
Balenciaga’da Yeni Dönem: Pierpaolo Piccioli İmzası
Moda dünyasının merakla beklediği buluşma nihayet gerçekleşti ve Valentino’dan ayrılan Pierpaolo Piccioli, Balenciaga için hazırladığı ilk couture koleksiyonunu görücüye çıkardı. Açık havada düzenlenen defilede Gigi Hadid’in siyah tüyden bir koza içinde yürüyüşü, Paris’in sıcak havasında izleyicilere adeta ferah bir nefes alanı sundu.
Chanel Podyumunda Bir Peri Masalı
Chanel Artistik Direktörü Matthieu Blazy, bu sezon konuklarını gerçek dünyadan kopararak fantastik bir evrene davet etti. Asmalar ve fasulye sırıklarıyla bezeli organik bir dekorda yürüyen modeller, peri masallarından fırlamış gibiydi. Defilenin en duygusal anı ise bir modelin elinde bizzat Coco Chanel’e ait olan eski bir masal kitabını taşıması oldu. Karmaşık çiçek işlemeleri ve büyüleyici aksesuarlarla donatılan koleksiyon, tam anlamıyla bir kaçış hikayesi sundu.
Modanın Laboratuvarı: Iris van Herpen ve Alexis Mabille
Modayı bilim ve illüzyonla buluşturan isimler de Paris’te fark yarattı. Iris van Herpen, gözle görülmeyen enerjileri tasarımlarına entegre ederek cam tüpler içerisine yerleştirilmiş plazma gazlarını elbiselere dönüştürdü. Işık saçan ve parıldayan bu bilimsel couture sanatı, izleyenleri büyüledi.
Alexis Mabille ise "ikilik" kavramını işlediği koleksiyonunda şaşırtmaca unsurunu kullandı. Siyah, gümüş ve altın tonlarının hakim olduğu podyumda, ilk bakışta tek parça görünen elbiseler, modeller yürüdükçe form ve doku değiştirerek bambaşka bir tasarıma evrildi ve izleyicilere tek bir defilede iki farklı gardırop sundu.