İslam dünyasında büyük bir manevi coşkuyla beklenen Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlıyor. Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla gerçekleştirecekleri bu önemli ibadet öncesinde, kurbanlık ibadetinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi için Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu rehber niteliğinde bir açıklama yayımladı.
Kurul, kurban edilecek hayvanların yasal ve dini geçerlilik şartlarını taşıması gerektiğini vurgulayarak, seçim aşamasında dikkat edilmesi gereken teknik ve fiziksel hususları maddeler halinde kamuoyunun bilgisine sundu.
Kurbanlık hayvanların tür, yaş ve hisse sınırları
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklamasına göre, kurbanlık ibadeti ancak belirli hayvan türleri üzerinden gerçekleştirilebilir. İslam fıkhına göre sadece koyun, keçi, sığır, manda ve deve kurban olarak kesilebilir; bu türlerin dışındaki hayvanların kesilmesi caiz kabul edilmemektedir. Hayvanların yaş sınırlarında ise kameri yıl esası baz alınmaktadır.
Buna göre; devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise en az 1 yaşını doldurmuş olması yasal ve dini bir zorunluluktur. Bu kuralın tek istisnası koyun cinsinde yaşanmaktadır; 6 ayını tamamlamış bir koyun, 1 yaşındaki hemcinsleri kadar iri ve gösterişli ise kurban edilebilir. Hisse paylaşımlarında ise koyun ve keçi sadece bir kişi adına kesilebilirken; deve, sığır ve manda en fazla yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilmektedir. Bu ortaklıklarda her bir hissedarın payının yedide birden az olmaması şartı aranmaktadır.
Geçerli sayılan fiziksel özellikler ve engeller
Kurbanlık seçimi yaparken hayvanın genel sağlık durumu ve organ bütünlüğü en kritik aşamayı oluşturmaktadır. Hayvandan beklenen faydayı tamamen ortadan kaldıran ya da değerini ciddi ölçüde düşüren kusurlar, o hayvanın kurban edilmesine yasal olarak engel teşkil eder.
Bu doğrultuda; belirgin derecede hasta, nakil aracına yürüyerek binemeyecek kadar zayıf veya topal, bir ya da iki gözü kör, boynuzları kökünden kırılmış, kulakları veya memelerinin yarısı kesilmiş, dişlerinin tamamı ya da büyük çoğunluğu dökülmüş hayvanlar kurbanlık vasfı taşımamaktadır.
Buna karşın, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması veya sonradan boynuzsuzlaştırılması, boynuzunun küçük bir kısmının kırık olması, kulağının delik ya da yırtık olması ile hafif topallık durumları kurban edilmesine engel değildir.
Ayrıca, et kalitesini artırmak veya hizmetinden yararlanmak amacıyla kısırlaştırılmış (iğdiş edilmiş) hayvanların kurban olarak kesilmesinde de dini açıdan bir sakınca bulunmamaktadır.