İstanbul’un tarihi semtlerinden Fatih Kumkapı’da, Almanya’dan tatil için gelen 24 yaşındaki Başak Schlosser’in bir otel odasında ölü bulunması, beraberinde pek çok cevapsız soruyu getirdi. 20 Nisan’da Türkiye’ye giriş yapan genç kadının cansız bedeni, 23 Nisan’da otel görevlileri tarafından odasında asılı halde bulundu. İlk bakışta intihar gibi görünen olay, polisin derinlemesine incelemesiyle "şüpheli ölüm" kategorisine alındı.
9 saatlik "karanlık" boşluk
Soruşturmanın en kritik noktalarından birini otelin güvenlik kameraları oluşturuyor. Genç kadının odaya giriş saatlerini de kapsayan yaklaşık 9 saatlik dilimde hiçbir kayda ulaşılamadı. Otel yönetiminin bu boşluğu "elektrik kesintisi" veya "kayıt dışı müşteri korkusuyla silme" iddialarıyla açıklamaya çalışması şüpheleri artırdı. Polis, kayıt cihazına el koyarak görüntülerin kasten silinip silinmediğini tespit etmek için siber uzmanları devreye soktu.
"Beni kaçıracaklar" çığlığı
Cinayet şüphesini güçlendiren bir diğer detay ise Başak Schlosser’in ölmeden iki gün önce yaşadıkları oldu. Görgü tanıklarının ifadelerine göre 21 Nisan’da panik içinde bir dükkana sığınan genç kadın, telefonda polisle konuşurken "Abi beni kaçırmaya çalışıyorlar, peşimdeler!" diyerek yardım istedi. Takip edildiğini belirterek yardım isteyen birinin iki gün sonra asılı halde bulunması, "zorla intihar" veya "infaz" ihtimallerini gündeme getirdi.
5 gözaltı ve DNA incelemesi
Olayla ilgili otel sahibi, çalışanlar ve genç kadının son görüldüğü iddia edilen erkek arkadaşı dahil toplam 5 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin ifadelerinde çelişkiler tespit edilirken, maktul ile şüpheliler arasında bir boğuşma olup olmadığını anlamak için kan ve tırnak arası DNA örnekleri alındı. 27 Nisan 2026 itibarıyla ifadeleri alınan şüpheliler serbest bırakılsa da adli süreç devam ediyor.