Türkiye’nin ev sahipliğinde başkent Ankara'da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, diplomatik temasların yanı sıra kültürel organizasyonlarıyla da dünya basınının ilgisini çekmeye devam ediyor. Zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından müttefik ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi bir akşam yemeği verildi.
İttifaka üye 32 ülkenin liderlerinin katıldığı bu prestijli davette sunulan akşam yemeği menüsü, küresel gastronomi dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Anadolu'nun farklı bölgelerinden seçilen yöresel ürünlerin ikram edildiği ziyafetin arkasındaki ismin, Türkiye'de iki Michelin yıldızına sahip ilk ve tek restoranın kurucusu olan ünlü şef Fatih Tutak olduğu açıklandı.
Geleneksel Türk lezzetlerini modern gastronomi teknikleriyle harmanlayan şef Fatih Tutak ve ekibinin haftalar süren hazırlık sürecinin ardından oluşturduğu menü, Türkiye'nin coğrafi çeşitliliğini liderler masasına taşıdı. Davette konuklara başlangıç olarak taş fırın pide, Trabzon tereyağı ve Bitlis-Hizan karakovan balı ile yanık Denizli yoğurdu eşliğinde zeytinyağlı sebze sote ikram edildi. Yemeğin ara sıcak bölümünde ise yine yanık Denizli yoğurdu ve isli Ayaş salçasıyla servis edilen geleneksel Kayseri mantısı misafirlere takdim edildi.
Dünya liderlerine Anadolu'dan iki seçmeli ana yemek
Resmi gala yemeğinin ana yemek servisinde dünya liderlerinin tercihine iki farklı alternatif sunuldu. İttifak liderleri ve eşleri; tarama, Urla sakız enginarı ve Tokat yaprağı eşliğinde hazırlanan deniz levreğini ya da yanık Trabzon tereyağı, köz patlıcan ve kuzugöbeği mantarlı firik pilavı ile servis edilen ağır ateşte pişmiş dana kaburgayı tercih etti.
Bu eşsiz gastronomi deneyimi, Gaziantep fıstığından elde edilen özel fıstık köpüğü, tescilli Maraş dondurması ve narenciye aroması veren taze bergamot dokunuşlarıyla zenginleştirilen geleneksel sütlü nuriye tatlısıyla son buldu.
Uluslararası gastronomi endüstrisi ve turizm analitiği raporlarına göre, Michelin Rehberi'nin İstanbul seçkilerini genişleterek Türkiye'deki yıldızlı restoran sayısını artırması, ülkenin küresel lüks turizm pazarındaki nitelikli gastronomi turizmi gelirlerini son yıllarda doğrudan yüzde 40 oranında yukarı taşıdı.
Fine-dining konseptli yerli restoranların uluslararası platformlarda tescillenmesi, Türkiye'nin kültürel diplomaside elini güçlendirirken metropollerin küresel marka değerini de doğrudan destekliyor. Beştepe'de sergilenen bu üst düzey ağırlama performansı da Türk mutfak kültürünün küresel ölçekteki itibarını pekiştiren stratejik bir hamle olarak kayıtlara geçti.
İki Michelin yıldızlı ilk Türk restoranının başarı hikayesi
NATO liderlerinin damak zevkine hitap eden menüyü tasarlayan şef Fatih Tutak, Türkiye'nin gastronomi alanındaki küresel elçilerinden biri olarak tanınıyor. 1985 İstanbul doğumlu olan başarılı şef, Mengen Aşçılık Meslek Lisesi'nden mezun olduktan sonra kariyerine İstanbul'da yenilikçi mutfak kültürünün öncülerinden şef Paul Pairet'in yanında çırak olarak başladı. Küresel mutfak kültürleri hakkında derinlemesine bir deneyim kazanmak adına Pekin, Tokyo, Singapur ve Kopenhag gibi dünyanın en önemli gastronomi merkezlerindeki prestijli restoranlarda uzun yıllar şeflik yaptı.
Uluslararası kariyerinin ardından 2019 yılında Türkiye'ye dönüş yapan Fatih Tutak, İstanbul Bomonti'de kendi fine-dining konseptli restoranı olan TURK Fatih Tutak'ı kurdu. Geleneksel Anadolu hafızasını modern tabaklama teknikleriyle birleştiren bu mekan, Michelin Rehberi'nin (Michelin Guide) İstanbul'a gelişiyle birlikte ilk değerlendirmede doğrudan iki Michelin yıldızı birden alarak Türkiye gastronomi tarihine geçmeyi başardı. Şef Fatih Tutak, Külliye'deki bu tarihi zirvede hazırladığı menüyle yerel üretici emeğini ve Anadolu'nun ürün çeşitliliğini dünya liderlerine bir kez daha başarıyla tanıtmış oldu.