Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul dosyaları yeniden incelemeye alacağını duyurması, Adana’da 2010 yılında vahşice öldürülen genç çiftin ailesine yıllar sonra adalet kapısını araladı.
Adana’da 2 Haziran 2010 tarihinde yaşanan ve Türkiye’nin hafızasına kazınan o korkunç gecenin üzerinden tam 16 yıl geçti. Şehirlerarası bir otobüs firmasında hosteslik yapan Jale Sürer, Ankara seferinden döndükten sonra otogarda sevgilisi Hakan Uçar ile bir araya gelmişti. Birlikte yedikleri yemeğin ardından Seyhan ilçesindeki Sarıhamzalı Mahallesi’ne doğru yola çıkan genç çiftten bir daha haber alınamadı.
Kabus dolu bekleyişin ardından narenciye işçileri, Hakan Uçar’a ait otomobili bir sulama kanalında fark etti. Olay yerine intikal eden ekipler, bölgede yaptıkları geniş çaplı aramalar sonucunda Jale Sürer’in elleri plastik kelepçeyle bağlanmış cansız bedenine ulaştı. Sadece bir gün sonra ise Hakan Uçar’ın cansız bedeni, başından vurulmuş halde yakın bir noktada bulundu. Cinayet Büro ekiplerinin bölgede yaptığı incelemelerde kan izlerine rastlansa da, deliller failleri yakalamaya yetmedi.
Adalet arayışında yeni dönem
Yıllar süren sessizlik ve sonuçsuz kalan kriminal incelemeler, dosyayı faili meçhul raflarına kaldırmıştı. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, geçmişte aydınlatılamayan dosyaların yeniden masaya yatırılacağını açıklaması, Sürer ailesi için bir dönüm noktası oldu.
Acılı anne Hatice Sürer, kızının kaybının üzerinden geçen 16 yıla rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, adaletin yerini bulmasını beklediklerini ifade etti. Baba Kazım Sürer ise gelişmeleri büyük bir heyecanla karşıladıklarını vurgulayarak, "Faili meçhul dosyaların yeniden açılacağı haberi, bizim için karanlıkta yanan bir ışık oldu. Yıllardır beklediğimiz o umut kapısı nihayet aralandı, faillerin bulunacağına dair inancımız tazelendi" dedi. Şimdi gözler, Adana’daki bu eski dosyadan çıkacak yeni delillere ve adaletin tecellisine çevrildi.