2015 yılına damga vuran, sosyal medyanın en ilginç tartışmalarından birine sahne olan bir görsel, dünya genelinde milyonlarca kişinin görsel algılarına dair sorgulamalara neden oldu. Bu görselde yer alan ve “The Dress” (Elbise) olarak anılan kıyafet, öylesine büyük bir ilgi gördü ki, insanlar “Sen hangi rengi görüyorsun?” sorusunu birbirine defalarca sordu. Öyle ki, konu sadece sosyal medyada kalmayıp bilimsel makalelere, televizyon tartışmalarına ve yarışma programlarına kadar taşındı. Bu soruya Beyaz’la Joker programında 250 bin TL'lik soru olarak yer verilmesi ise, olayın ne kadar etkili olduğunu gözler önüne serdi.
2015’te her bakanın farklı renk gördüğü elbise nedir?
Söz konusu elbise, aslında oldukça sıradan bir tasarıma sahipti. Ancak 2015 yılında bir düğün alışverişi sırasında çekilen ve daha sonra internete yüklenen bir fotoğrafla tüm dünyayı meşgul etti. İnsanlar, aynı elbise fotoğrafına bakmalarına rağmen iki farklı renk kombinasyonu gördüklerini iddia etti. Bazı insanlar elbiseyi mavi ve siyah, bazıları ise beyaz ve altın sarısı olarak gördü. Bu durum, görsel algının bireyden bireye nasıl farklılık gösterebildiğini gözler önüne serdi.
“The Dress” nedir, neden viral oldu?
“The Dress”, aslında İskoçya’da yaşayan bir kadının düğünü için alınan bir elbisenin fotoğrafıydı. Elbisenin fotoğrafı ilk olarak Tumblr’da paylaşıldı ve kısa süre içinde Facebook, Twitter, Reddit gibi sosyal medya platformlarında yayılmaya başladı. Konu öylesine büyüdü ki, saatler içinde milyonlarca paylaşım yapıldı, anketler oluşturuldu ve “Bu elbise ne renk?” tartışması dünyanın her yerinde haber bültenlerine kadar taşındı.
Olayın kısa sürede viral olmasının nedeni, insanların görsel algılarındaki farklılığı ilk kez bu kadar çarpıcı ve basit bir görselle deneyimlemeleriydi. Herkes aynı görsele bakıyor, fakat farklı renkler görüyordu. Bu durum, dijital çağın en etkileyici optik illüzyonlarından biri haline geldi.
Elbise gerçekten ne renk, mavi siyah mı yoksa beyaz altın mı?
Görselin çekildiği orijinal elbisenin markası Roman Originals olarak açıklandı ve marka daha sonra yaptığı duyuruda elbisenin gerçekte mavi ve siyah olduğunu kesin olarak belirtti. Ancak fotoğrafın ışık koşulları, kameranın beyaz dengesindeki bozulma ve insan gözünün yorumlama biçimi nedeniyle bazı kişiler bu renkleri beyaz ve altın sarısı olarak algıladı. İşte bu durum, olayın bilimsel boyutunun devreye girmesine neden oldu.
Renk algısı, gözümüzün retinasında bulunan koni hücreleri ile beynin yorumlama biçimine bağlıdır. Fotoğrafın aydınlatma koşullarındaki belirsizlik, beynin “ışık kaynağını” tahmin etmeye çalışmasına ve buna göre renkleri yeniden yorumlamasına neden olur. Bu nedenle bazı insanlar bu görseli sabah ışığı altında yorumlayıp elbiseyi beyaz-altın görürken, bazıları yapay ışık altında değerlendirip mavi-siyah olarak algıladı.
Elbise görseli neden bu kadar büyük etki yarattı?
Sosyal medya çağında görsel içeriklerin etkisi inkâr edilemez. Ancak “The Dress” vakası, görsel bir içeriğin sadece estetik değil, bilişsel ve psikolojik düzeyde de tartışma yaratabileceğini gösterdi. Bu olay, insanların dünyayı nasıl farklı şekillerde algıladıklarını göstermesi açısından benzersiz bir örnek oldu.
Bilim insanları, bu fenomeni incelemek için birçok deney yaptı. 2015 yılında yapılan bir çalışma, bireylerin daha erken saatte uyananların elbiseyi beyaz ve altın, gece yaşayan bireylerin ise mavi ve siyah olarak görme eğiliminde olduğunu ortaya koydu. Bu sonuçlar, insan biyolojisi ile algı arasındaki ilişkiyi bir kez daha gündeme getirdi.
Beyaz’la Joker programındaki 250 bin TL’lik soru neydi?
Türkiye'de yayınlanan “Beyaz’la Joker” isimli yarışma programında, bu olay 250 bin TL’lik büyük ödül sorusu olarak karşımıza çıktı. Yarışmacıya sorulan soru şu şekildeydi:
“2015 yılında her bakan kişinin farklı bir renk gördüğü söylenen viral olmuş kıyafet hangisidir?”
Şıklarda farklı kıyafet türleri yer aldı ancak doğru cevap, sosyal medyada büyük yankı uyandıran o fenomen kıyafet, yani elbiseydi.
Bu soru, olayın yalnızca bir internet tartışması olarak kalmayıp kültürel bir fenomen haline geldiğinin de göstergesiydi. Yarışma sorusu olarak yer alması, halk arasında ne kadar bilindiğini ve hafızalara kazındığını da kanıtladı.
Renkleri değişen elbise üzerine yapılan bilimsel açıklamalar nelerdir?
“The Dress” olayı, psikoloji ve nörobilim alanlarında birçok araştırmanın da önünü açtı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), Harvard Üniversitesi, University of York gibi kurumlar konu üzerine bilimsel makaleler yayımladı. Yapılan çalışmalarda, retina hücrelerinin ışık dalga boylarını nasıl algıladığı, beynin renk düzeltme mekanizması, bireysel algı farkları gibi unsurlar derinlemesine incelendi.
Özellikle “beyin ışık kaynağını tahmin ederken ne tür verileri kullanıyor?” sorusu ön plana çıktı. Elbisenin çevresinde net bir ışık kaynağı olmadığı için beyin bu boşluğu varsayımlarla doldurdu ve bu da farklı renk algılarını doğurdu.
Bu tür görsel algı yanılmaları başka nerelerde görülür?
“The Dress” olayı, bir başlangıç noktası oldu. Ardından benzer şekilde viral olan birçok başka optik illüzyon görseli ortaya çıktı. Bunlar arasında “Yanny vs. Laurel” ses algısı testi, farklı renklerde görünen ayakkabılar, hareket etmeyen ama dönüyor gibi görünen görseller gibi birçok örnek yer aldı. Tüm bu örnekler, insan beyninin mutlak değil, bağlam ve beklentilere göre çalışan bir yorumlayıcı olduğunu ortaya koydu.