İstanbul'daki "çıkar amaçlı suç örgütü" davasında savunma yapan tutuklu sanık Adem Soytekin, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma nedenini "suçsuzluğunu kanıtlama çabası" olarak açıklayarak hakkındaki iddiaları reddetti.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 28. oturumunda, soruşturma sürecinde etkin pişmanlık kapsamında ifade veren müteahhit Adem Soytekin hakim karşısına çıktı. İddianamede, belediye ihalelerinde usulsüzlük yaptığı, rüşvet trafiğine aracılık ettiği ve örgütün "kasası" gibi çalıştığı öne sürülen Soytekin, tüm suçlamaları kesin bir dille reddetti.
Kendisine yöneltilen "etkin pişmanlık yapan iftiracıdır" eleştirilerine yanıt veren Soytekin, "Ben bu yolu, önüme konulan belgeleri imzalayıp tahliye olmak için değil, yaptığım işlerin rüşvet olarak yaftalanmasına karşı gerçekleri ortaya koymak adına seçtim" ifadelerini kullandı.
İnşaat Sektöründeki Hak Edişler Rüşvet Değil
Savunmasında hayatı boyunca inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini vurgulayan Soytekin, belediye ile olan ticari ilişkilerinin tamamen yasal hak edişlere dayandığını savundu. "Belediye ile cari bir havuzumuz var; yaptığım işin karşılığını nakit, çek veya daire olarak almam rüşvet değil, ticari bir işlemdir" diyen Soytekin, hayali bir organizasyonun parçası olmadığını, binaların ve yapılan işlerin somut birer gerçeklik olduğunu belirtti.
Belediye Tarafından Açıklama Bekledi
Etkin pişmanlık sürecinin nasıl başladığına da değinen sanık, basında çıkan haberler üzerine avukatı aracılığıyla belediye yetkililerinden bir açıklama yapmalarını istediğini ancak bu talebinin reddedildiğini söyledi. Soytekin, "Gerçekleri kamuoyuna açıklamak istedim; ancak belediye tarafı sessiz kalınca, kendi haklılığımı ispatlamak için süreci bizzat yönetmek zorunda kaldım" dedi.
Deniz İstanbul Projesi ve İddialara Yanıt
İddianamede yer alan Deniz İstanbul projesindeki bağımsız bölümlerin rüşvet olduğu yönündeki iddiaları da yanıtlayan Soytekin, bu dairelerin CHP İstanbul il binasının tadilatı karşılığında alındığını öne sürdü. Dursun Keleş’in kendisine yönelik suçlamalarının kurgu olduğunu iddia eden Soytekin, HTS kayıtlarının ve baz istasyonu verilerinin bu iddiaları doğrulamadığını, 2020 yılında Ekrem İmamoğlu ile hiçbir telefon görüşmesi yapmadığını ifade etti.
Duruşmada ayrıca, Mehmet Pehlivan ile yapılan toplantıların gerçek olduğunu savunan Soytekin, karşı tarafın hem toplantıyı inkar edip hem de içeriğini kabul etmesinin bir çelişki olduğunu belirterek savunmasını tamamladı. Duruşmaya, Soytekin’in ifadelerinin ardından ara verildi.