Yeni Birlik Gazetesi Genel Ahmed Muhtar Paşa kimdir, nereli, hangi cephelerde savaştı, neden Gazi unvanı aldı?

Ahmed Muhtar Paşa kimdir, nereli, hangi cephelerde savaştı, neden Gazi unvanı aldı?

Osmanlı İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerinden biri olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), yalnızca toprak kayıpları ve büyük göçlerle değil, aynı zamanda tarih sahnesine damga vuran askerî şahsiyetlerle de hatırlanır. Bu isimlerin başında, Kafkas Cephesi’nde gösterdiği direniş ve askerî başarılarla öne çıkan Gazi Ahmed Muhtar Paşa gelir. Sultan II. Abdülhamid tarafından “Gazi” unvanıyla taltif edilen Ahmed Muhtar Paşa, yalnızca bir cephe komutanı değil; aynı zamanda devlet adamı, ilim insanı ve mütefekkir kimliğiyle de Osmanlı tarihine iz bırakmış bir şahsiyettir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerinden biri olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), yalnızca toprak kayıpları ve büyük göçlerle değil, aynı zamanda tarih sahnesine damga vuran askerî şahsiyetlerle de hatırlanır. Bu isimlerin başında, Kafkas Cephesi’nde gösterdiği direniş ve askerî başarılarla öne çıkan Gazi Ahmed Muhtar Paşa gelir. Sultan II. Abdülhamid tarafından “Gazi” unvanıyla taltif edilen Ahmed Muhtar Paşa, yalnızca bir cephe komutanı değil; aynı zamanda devlet adamı, ilim insanı ve mütefekkir kimliğiyle de Osmanlı tarihine iz bırakmış bir şahsiyettir.

Vefatının üzerinden 107 yıl geçen Gazi Ahmed Muhtar Paşa, askerî dehası, devlet hizmetleri ve ilmî eserleriyle bugün hâlâ araştırılan ve merak edilen isimler arasında yer almaktadır.

Ahmed Muhtar Paşa’nın doğumu, ailesi ve ilk yılları

Gazi Ahmed Muhtar Paşa, 1 Kasım 1839 tarihinde Bursa’da dünyaya geldi. Katırcıoğlu ailesine mensup olan Ahmed Muhtar, Hacı Halil Ağa’nın oğludur. Doğduğu dönem, Osmanlı Devleti’nin Tanzimat reformlarıyla birlikte askerî ve idarî dönüşümler yaşadığı bir sürece denk geliyordu. Bu ortam, Ahmed Muhtar Paşa’nın hem askerî hem de ilmî bir kariyer inşa etmesinde etkili oldu.

Askerî eğitimi ve Harbiye yılları

Ahmed Muhtar Paşa, askerî eğitimine erken yaşta başladı. 1856 yılında Bursa Askerî İdadisi’ni, ardından 1860’ta Harbiye Mektebi’ni birincilikle bitirdi. Aynı yıl teğmen rütbesiyle Osmanlı ordusuna katıldı. Başarısı ve disiplini sayesinde, yalnızca bir yıl sonra kurmay yüzbaşılığa terfi etti.

İlk görev yeri, Hersek ve Karadağ’da patlak veren isyanların bastırılması oldu. Bu cephelerde edindiği saha tecrübesi, ilerleyen yıllarda üstleneceği büyük görevlerin habercisi niteliğindeydi.

Ahmed Muhtar Paşa’nın yükselişi ve paşalığa uzanan yol

Askerî başarılarıyla dikkat çeken Ahmed Muhtar Paşa, Harbiye Mektebi’nde öğretmenlik görevine getirildi. 1864’te binbaşı, 1866’da yarbay, 1869’da albay oldu. 1870 yılında ise mirliva (tuğgeneral) rütbesine yükseltildi.

Yemen isyanlarını bastırmak üzere kurulan orduda kumandan yardımcılığına getirilen Ahmed Muhtar Paşa, askerlik hayatının yalnızca dokuzuncu yılında paşalığa yükselerek dikkat çekici bir kariyer grafiği çizdi.

Görev aldığı önemli makamlar ve cepheler

Ahmed Muhtar Paşa, Osmanlı Devleti’nin geniş coğrafyasında birçok kritik görev üstlendi. Bunlar arasında:

Yemen Vali ve Kumandan Vekilliği

Nafia Nazırlığı

Girit Vali ve Kumandanlığı

İkinci Ordu Müfettişliği

Dördüncü Ordu Müşirliği

Erzurum Valiliği

Hassa Ordusu Kurmay Başkanlığı

Bosna-Hersek Başkumandanlığı

Bu görevler, onun yalnızca askerî değil, aynı zamanda idarî kabiliyetini de ortaya koydu.

93 Harbi öncesi ve Kafkas Cephesi Başkumandanlığı

Osmanlı Devleti’nin en zor sınavlarından biri olan 93 Harbi öncesinde, Sultan II. Abdülhamid, Ahmed Muhtar Paşa’yı Kafkas Cephesi Başkumandanlığına tayin etti. Bu görev, savaşın kaderini etkileyecek nitelikteydi. Zira Rus ordusu hem sayı hem de teçhizat bakımından Osmanlı birliklerinden üstündü.

93 Harbi ve Gazi unvanına giden yol

Ahmed Muhtar Paşa’nın komuta ettiği Osmanlı ordusu, savaşın en çetin anlarında bile direnişini sürdürdü. 25 Ağustos 1877’de Gedikler Muharebesi, 24 Ekim 1877’de Yahniler Muharebesi kazanıldı. Özellikle Yahniler Muharebesi, hem istihkâm hem meydan savaşı açısından harp tarihine geçen önemli bir askerî başarı olarak kayda geçti.

Alacadağ Muharebesi’nde yaşanan yenilginin ardından Erzurum’a çekilen Ahmed Muhtar Paşa, Aziziye Tabyası’nda Rus birliklerine karşı defalarca başarılı savunma gerçekleştirdi. Sayıca çok daha az bir kuvvetle verdiği bu mücadele, onun askerî dehasının en net göstergelerinden biri oldu.

Sultan II. Abdülhamid’in takdiri ve Gazi unvanı

93 Harbi, Osmanlı Devleti için ağır sonuçlar doğursa da, Ahmed Muhtar Paşa’nın başarıları dikkatlerden kaçmadı. Sultan II. Abdülhamid, kendisine “Gazi” unvanı, bir kılıç, iki at ve Mecidi Murassa Nişanı verdi. Bu unvan, onun adını tarihe Gazi Ahmed Muhtar Paşa olarak yazdırdı.

93 Harbi sonrası devlet adamlığı ve sadrazamlık

Savaşın ardından Ahmed Muhtar Paşa, devlet yönetiminde de önemli görevler üstlendi. 1885 yılında Mısır’a gönderildi ve burada II. Meşrutiyet’in ilanına kadar görev yaptı. 1908’de İstanbul’a döndükten sonra Meclis-i Mehamm-ı Harbiye üyeliğine tayin edildi.

Paşa, 21 Temmuz – 29 Ekim 1912 tarihleri arasında sadrazamlık görevini üstlendi. Bu kısa fakat kritik dönemde devlet işlerini yönetmeye çalıştı. Daha sonra Ayan Meclisi üyeliği yaptı.

Vefatı ve kabri

Gazi Ahmed Muhtar Paşa, 21 Ocak 1919’da İstanbul Feneryolu’ndaki köşkünde vefat etti. Naaşı, Fatih Sultan Mehmed Türbesi civarına defnedildi. Ardında askerî, siyasi ve ilmî açıdan zengin bir miras bıraktı.

Aldığı nişanlar ve madalyalar

Ahmed Muhtar Paşa, hayatı boyunca hem Osmanlı Devleti’nden hem de yabancı devletlerden çok sayıda nişan ve madalya aldı. Bunlar arasında:

Nişan-ı Ali-i İmtiyaz

Murassa Osmani ve Murassa İftihar

Rusya ve Karadağ Muharebe Madalyaları

Almanya Kırmızı Kartal Nişanı

Avusturya Leopold Nişanı

Fransa Legion d’Honneur

İngiltere St. George et Michel nişanı

yer almaktadır.

İlmî yönü ve eserleri

Gazi Ahmed Muhtar Paşa, yalnızca bir asker ve devlet adamı değil, aynı zamanda ilimle meşgul bir mütefekkirdi. Fransızca bilen Paşa’nın özellikle matematik ve astronomi alanlarında çalışmaları bulunuyordu.

Başlıca eserleri arasında şunlar yer alır:
Riyazü’l-Muhtar, Islahu’t-takvim, Takvim-i Sal, Takvimü’s-sinin, Sergüzeşt-i Hayatımın Cild-i Sanisi, Temmuz 1330’da Meclis-i Meb’usan’da Geçen Divan-ı Ali Bahislerine Bir Nazar.

93 Harbi’nin kaderini etkileyen bir Osmanlı paşası

Gazi Ahmed Muhtar Paşa, Osmanlı Devleti’nin zor zamanlarında askerî direnişiyle, devlet yönetimindeki tecrübesiyle ve ilmî çalışmalarıyla çok yönlü bir şahsiyet olarak öne çıktı. 93 Harbi’nde gösterdiği başarılar, onun adını Osmanlı tarihinin unutulmaz komutanları arasına yazdırdı. Bugün, hem askerî tarih hem de Osmanlı siyaset geleneği açısından örnek bir devlet adamı olarak anılmaya devam ediyor.