İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelenin sadece bir güvenlik meselesi değil, toplumsal bir beka sorunu olduğunu vurgulayarak, yılın ilk dört ayında gerçekleştirilen devasa operasyonların bilançosunu açıkladı.
Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde gerçekleştirilen "Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü" konulu panelde konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadelede yeni bir döneme girildiğini duyurdu. Bakan Çiftçi, uyuşturucunun sadece bireysel bir bağımlılık sorunu olmadığını; terörün finansmanından organize suç ağlarına kadar pek çok karanlık yapıyı besleyen bir "ana damar" olduğunu belirtti.
Operasyonlarda devasa yakalama
2026 yılının ilk 116 gününde uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik saha çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını belirten Bakan Çiftçi, rakamlarla ulaşılan noktayı şu sözlerle özetledi: "1 Ocak ile 25 Nisan 2026 tarihleri arasında toplam 17 bin 188 operasyon düzenledik. Bu süreçte 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir ile skunk ele geçirdik."
Çiftçi, hedeflenen 298 organize suç örgütünden 46’sının doğrudan narkotik suçlarla bağlantılı olduğunu hatırlatarak, mücadelenin suçun her türüyle eş zamanlı yürütüldüğünün altını çizdi.
Güvenlikte "önleyicilik" dönemi
Yeni güvenlik paradigmasında "önleyicilik" ilkesini merkeze aldıklarını ifade eden Bakan Çiftçi, artık sadece adli süreçlere odaklanmadıklarını belirtti. Riski kaynağında kurutmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini söyleyen Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı'nı 'Huzurun Yüzyılı' yapmakta kararlıyız. Suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan ve toplumsal farkındalığı artıran bir stratejiyle sahadayız" dedi.
Medya için "sorumlu yayıncılık" çağrısı
Uyuşturucuyla mücadelede medyanın en stratejik paydaşlardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, yayın kuruluşlarına önemli uyarılarda bulundu. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren veya merak uyandıran bir dilin mücadeleye zarar verdiğini belirten Çiftçi şunları söyledi:
"Haber metinlerinden dizi senaryolarına kadar her alanda hassasiyet bekliyoruz. Medyamızdan beklentimiz; merakı körükleyen anlatımlardan kaçınmaları, bunun yerine umudu ve çözüm odaklı yaklaşımı büyütmeleridir. Resmi kurumların doğru verilerini esas alan sorumlu yayıncılık, bu büyük mücadelemize güç katacaktır."