Uluslararası Alaçatı Ot Festivali’nin mütevazı bir başlangıçtan küresel bir marka haline dönüşme serüveni, etkinliğin mimarlarının katıldığı özel bir söyleşide tüm detaylarıyla masaya yatırıldı.
Alaçatı’nın bahar aylarındaki sessizliğini bozmak ve bölgenin endemik zenginliklerini dünyaya tanıtmak amacıyla yola çıkan bir grup gönüllü, bugün milyonların akın ettiği dev bir organizasyona imza atmanın gururunu yaşıyor. Moderatörlüğünü Tülin Onaner’in üstlendiği söyleşide; Saime Şahin, Yaprak Uziş, Güler Köstem ve Aysun Yenice, festivalin dünden bugüne uzanan başarı hikâyesini paylaştı.
Pazaryeri Camii önünde kurulan küçük bir sofrayla başlayan ve "Alaçatı", "Ot" ve "Festival" kelimelerinin birleşiminden doğan bu etkinlik, aslında tamamen amatör bir ruhun ve sarsılmaz bir dayanışmanın ürünü.
Amatör ruhun getirdiği başarı
Festivalin ilk yıllarında gazetecileri ağırlamakta dahi zorlandıklarını belirten Yaprak Uziş, bugün gelinen noktanın tesadüf olmadığını, bölgeye katkı sağlama arzusuyla atılan adımların meyvesi olduğunu vurguladı. Tülin Onaner ise "Bir Konu Bir Konuşmacı" sohbetleriyle başlayan sürecin, Aysun Yenice’nin otlar konusundaki derin bilgisiyle nasıl bir festivale dönüştüğünü anlattı.
Görsel hafıza ve kültürel sürdürülebilirlik
Festivalin tanıtımında fotoğraf sanatının gücünden faydalandıklarını belirten Saime Şahin, 2011’den bu yana açtığı sergilerle etkinliğin ulusal basında yer bulmasını sağladığını ifade etti. Güler Köstem ise festivalin başarısını, Alaçatı’nın korunmuş dokusuna ve "Alaçatı ruhu" olarak adlandırdığı o özel atmosfere bağladı. Aysun Yenice ise festivalin sadece eğlence değil, aynı zamanda ot bilgisinin nesilden nesle aktarıldığı bir eğitim platformuna dönüştüğüne dikkat çekti.
Girit’ten ilham alan dev organizasyon
Söyleşinin konuklarından Ayhan Sicimoğlu, festivalin çıkış noktasında Girit’te yaptığı çekimlerin ve oradaki ot kültürüyle tanışmasının büyük etkisi olduğunu belirtti. İlk yıl bin 200 kişiyle başlayan yolculuğun bugün milyonlara ulaştığını hatırlatan Sicimoğlu, bu başarının temelinde toplumsal birlikteliğin yattığını söyledi.
Gelecek vizyonu: Tarım Koleji
Festivalin sadece bir etkinlik değil, bir paylaşım alanı olduğunu vurgulayan katılımcılar, yeni hedeflerini de açıkladı. Tülin Onaner ve Ayhan Sicimoğlu, Çeşme’de kurulması planlanan ve uluslararası standartlarda eğitim vermesi hedeflenen "Tarım Koleji" projesi üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Bu girişimin, hem tarımsal üretimi desteklemesi hem de eğitim alanında bölgeye yeni bir soluk getirmesi bekleniyor.