Yeni Birlik Gazetesi Genel Boşanmada nafaka ve mal paylaşımında yeni dönem! Bilinmesi gereken detaylar

Boşanmada nafaka ve mal paylaşımında yeni dönem! Bilinmesi gereken detaylar

Boşanma sürecinde atılan yanlış hukuki adımlar, yıllarca emek verilerek edinilen mal varlığının kaybedilmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle mal paylaşımı ve nafaka konusunda bilinmesi gereken kritik ayrıntılara dikkat çekiyor.

Boşanma davaları yalnızca duygusal açıdan değil, maddi sonuçları bakımından da tarafları yakından ilgilendiriyor. Hukuk uzmanları, özellikle mal paylaşımı konusunda yapılan hataların telafisi güç hak kayıplarına yol açabileceğini belirtiyor. Boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi davasının birbirinden farklı süreçler olduğuna dikkat çekilirken, eşlerin haklarını bilerek hareket etmeleri gerektiği vurgulanıyor.

Boşanma davası ile mal paylaşımı aynı süreç değil

Uzmanlara göre en sık yapılan yanlışlardan biri, boşanma davasının açılmasıyla birlikte malların otomatik olarak paylaşılacağı düşüncesi oluyor. Oysa edinilmiş malların paylaşımı için ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açılması gerekiyor. Bu nedenle sürecin hukuki boyutunun doğru yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Tapu tek kişinin adına olsa bile paylaşım hakkı doğabiliyor

Evlilik birliği içerisinde edinilen ev, araç ve benzeri mal varlıkları, yalnızca tapuda veya ruhsatta kimin adına kayıtlı olduğuna göre değerlendirilmiyor. Yasal mal rejimi kapsamında, belirli şartların oluşması halinde diğer eş de bu mallar üzerinde hak sahibi olabiliyor.

Buna karşılık evlilikten önce edinilen mallar ile miras ya da bağış yoluyla kazanılan kişisel mallar paylaşım dışında kalıyor. Ancak bu mallardan elde edilen kira gibi gelirler ise edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebiliyor.

Mal kaçırma girişimlerine karşı hangi önlemler alınabilir?

Boşanma sürecinde eşlerden birinin mal varlığını üçüncü kişilere devretmeye veya banka hesaplarını boşaltmaya çalışması sık karşılaşılan durumlar arasında yer alıyor.

Bu gibi durumlarda mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi, taşınmazların veya banka hesaplarının devrinin önlenmesi açısından önemli bir hukuki güvence sağlıyor. Ayrıca aile konutu üzerine konulabilecek "aile konutu şerhi" sayesinde evin diğer eşin onayı olmadan satılması veya devredilmesi de engellenebiliyor.

Mal dava açılmadan önce devredildiyse hak tamamen kaybolmuyor

Uzmanlar, boşanma öncesinde mal kaçırma amacıyla yapılan bazı devir işlemlerinin de hukuken incelenebildiğini belirtiyor.

Türk Medeni Kanunu kapsamında belirli şartların oluşması halinde, mal kaçırma amacıyla gerçekleştirilen bazı devirler hesaplamaya yeniden dahil edilebiliyor ve mağdur olan eş bu değerler üzerinden hak talebinde bulunabiliyor.

Arabuluculuk aile hukukunda yeni dönemin kapısını açabilir

Aile hukukunda zorunlu arabuluculuk sistemi zaman zaman gündeme geliyor. Uzman değerlendirmelerine göre, doğru şekilde uygulanacak bir sistem; uzun süren dava süreçlerini kısaltabilir, tarafların maddi ve manevi yıpranmasını azaltabilir ve mal paylaşımında daha pratik çözümler sunabilir.

Duygusal davranışlar mahkemede aleyhe sonuç doğurabilir

Boşanma sürecinde öfkeyle gönderilen mesajlar, tehdit içerikleri veya kontrolsüz davranışlar mahkemede delil olarak değerlendirilebiliyor.

Uzmanlar, tarafların hukuki haklarını koruyabilmek için duygusal tepkiler yerine planlı ve bilinçli hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.

Gizli kayıt almak ciddi hukuki sorunlara yol açabiliyor

Boşanma davalarında delil toplama süreci de dikkat gerektiriyor.

Tapu kayıtları, banka belgeleri ve resmi evraklar hukuki delil niteliği taşıyabilirken; gizlice ses kaydı almak, casus yazılım kullanmak veya izinsiz görüntü kaydetmek hem delil olarak kabul edilmeyebiliyor hem de ceza hukuku açısından yeni sorunlara neden olabiliyor.

Çocukların boşanma sürecine dahil edilmemesi gerekiyor

Uzmanlar, çocukların eşler arasındaki anlaşmazlıklarda pazarlık unsuru haline getirilmemesi gerektiğini ifade ediyor. Çocukların psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilecek davranışların velayet değerlendirmelerinde de dikkate alınabileceği belirtiliyor.

Süresiz nafakada yeni dönem bekleniyor

Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'ndaki "süresiz olarak" ifadesini iptal etmesinin ardından nafaka sisteminde yeni bir düzenleme hazırlığı sürüyor.

Yeni yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte nafaka süreleri konusunda farklı kriterlerin uygulanması beklenirken, mevcut kesinleşmiş nafaka kararlarının ise kendiliğinden sona ermeyeceği belirtiliyor.

Hakim nafaka süresini belirlerken hangi kriterleri değerlendiriyor?

Uzmanlara göre nafaka kararlarında evlilik süresi, tarafların yaşı, eğitim durumu, çalışma imkânı, ekonomik koşulları ve kusur oranı gibi birçok unsur birlikte değerlendiriliyor. Özellikle kısa süreli evliliklerde süreli nafaka uygulamasının daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.