Yeni Birlik Gazetesi Genel Çocuk değil, ihmaller büyüyor…

Çocuk değil, ihmaller büyüyor…

Dün Kahramanmaraş’ta, Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan hadise… Konuşmak bile ağır… Ama susmak daha ağır…

Bir çocuk…
Elinde bir silah…
Bir okulun içinde korku, panik ve gözyaşı…

Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
“Bu çocuk bunu nasıl yaptı?”

Ama asıl sorulması gereken soru şu:
“Bu çocuk bu noktaya nasıl geldi?”

Kolay olanı seçiyoruz…
“Suçlu çocuk” deyip geçiyoruz…

Oysa gerçek bu kadar basit değil…

Bir çocuk doğuştan cani olmaz…
Bir çocuk doğuştan öfkeli olmaz…
Bir çocuk doğuştan kopmuş olmaz…

Bir çocuk ihmal edilirse, yalnızlaşır…
Yalnızlaşırsa, savrulur…
Savrulursa, kontrolsüz hale gelir…

Ve bugün çocuklarımız…
Hiç olmadığı kadar yalnız…

Aynı evin içinde…
Ayrı dünyalarda yaşıyoruz…

Anne baba bir odada…
Çocuk başka bir odada…

Elinde telefon…
Karşısında ekran…

Saatlerce…

Ama biz bilmiyoruz…

Kiminle konuşuyor…
Ne izliyor…
Hangi fikirlerle büyüyor…

Çocuk artık sokakta kaybolmuyor…
Ekranın içinde kayboluyor…

Ve en tehlikelisi de şu:

Karşımızdaki kişi kim…
Gerçek mi…
Yönlendiriyor mu…
Zihnine ne ekiyor…

Bilmiyoruz…

Bir çocuk, anne babasıyla iki kelime konuşmazken…
Tanımadığı insanlarla saatlerce sohbet ediyorsa…

Orada bir kopuş başlamıştır…

Ama biz hâlâ bunu basit görüyoruz…
“Çocuk işte” deyip geçiyoruz…

Sonra bir gün…
Hiç beklemediğimiz bir anda…

O kopuş, bir kırılmaya dönüşüyor…

Bugün burada sadece bir çocuğu konuşmak,
kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir…

Çünkü bu olayda;

Evde kilitlenmeyen bir silahın payı vardır…
Okulda fark edilmeyen bir davranışın payı vardır…
Rehberlikte takip edilmeyen bir sürecin payı vardır…
Anne babayla kurulmamış bir bağın payı vardır…

Ama en derin yara şudur:

Çocuğun kalbi boş kalmıştır…

Ve artık şu gerçeği açıkça konuşmalıyız:

Bu mesele sadece güvenlik meselesi değildir…
Bu mesele kalp meselesidir…

İsterseniz her okulun kapısına polis koyun…
İsterseniz her sokağı kameralarla donatın…

Eğer kalpler boşsa…
Eğer vicdan susmuşsa…
Eğer Allah korkusu yoksa…

Hiçbir tedbir yeterli olmaz…

Çünkü insanı durduran sadece kanun değildir…
İnsanı durduran vicdandır…

Vicdanı diri tutan ise…
Allah korkusudur…

Bugün çocuklarımız bilgiye ulaşıyor…
Ama hikmete ulaşamıyor…

Her şeyi görüyor…
Ama neyin doğru olduğunu ayırt edemiyor…

Çünkü yön yok…
Çünkü istikamet yok…

Din hayatın dışına itildiğinde…
ahlak zayıflar…

Ahlak zayıfladığında…
insan kendi sınırını kaybeder…

Ama burada da başka bir problem var:

Din anlatılıyor…
Ama doğru şekilde yaşanmıyor…

Eğitimci hazır değilse…
Rehberlik eden donanımlı değilse…
Anlatan yaşamıyorsa…

Verilen söz, kalbe ulaşmaz…

Demek ki mesele sadece çocuk değil…
Sadece aile değil…
Sadece okul değil…

Baştan sona bir sistem meselesi…

Ama çözüm de var…

Çözüm uzaklarda değil…

Kalpte başlıyor…

Bir insan kendini düzeltmeden…
Aile düzelmez…

Aile düzelmeden…
Toplum düzelmez…

Toplum düzelmeden…
hiçbir şehir huzur bulmaz…

Ve en acı gerçek şu:

Biz çocukları kaybetmiyoruz…
Onları yalnızlığın ve boşluğun ortasında bırakıyoruz…

Artık söz değil…
Örnek olma zamanı…

Artık anlatmak değil…
yaşama zamanı…

Çünkü unutmayalım:

Kalbi boş kalan bir nesli…
hiçbir kamera, hiçbir polis, hiçbir kanun tek başına koruyamaz…

Mehmet Akpınar
16.04.2026