Hatay'da yaşanan büyük felaketin ardından pes etmek yerine kolları sıvayan Öztürk ailesi, geleneksel kabak tatlısını sofralara taşımaya devam ediyor. Baba, kız ve torunun bir arada çalıştığı mutfakta, nesilden nesile aktarılan bu özel lezzet Türkiye'nin dört bir yanına ulaşıyor.
Antakya'nın Kuzeytepe Mahallesi'nde yaşayan Aynur Öztürk, 6 Şubat depremlerinin yarattığı tüm zorluklara rağmen aile mesleğini yaşatmak için yeniden iş yerini ayağa kaldırdı. Babası Süleyman Öztürk'ten devraldığı bayrağı 14 yıldır başarıyla taşıyan Öztürk, bugün oğluyla birlikte çalışarak bu kadim geleneği geleceğe taşıyor.
Emek dolu bir üretim süreci
Hatay'ın tescilli lezzetini hazırlamanın ciddi bir sabır ve ustalık gerektirdiğini belirten Aynur Öztürk, sürecin detaylarını paylaştı. Kabakların özenle soyulup çatallanarak kireçli suda bekletilmesiyle başlayan yolculuk, uzun süren pişirme ve dinlendirme aşamalarıyla tamamlanıyor. Konya ve Niğde'den getirilen özel tohumlu kabakları işlediklerini ifade eden Öztürk, deprem sonrası yaşadıkları zorlu süreci çalışma azimleriyle aştıklarını vurguladı.
Türkiye'nin her köşesine gönderim
Üretimlerini sadece Hatay ile sınırlı tutmayan aile, internet ve telefon üzerinden aldığı siparişlerle Ankara'dan İstanbul'a, Antalya'dan Gaziantep'e kadar geniş bir coğrafyaya lezzet dağıtıyor. Bu yıl hammadde maliyetlerindeki artışa rağmen kaliteden ödün vermediklerini belirten Aynur Öztürk, işini büyük bir tutkuyla yaptığını ve bu çabanın kendisine gurur verdiğini dile getirdi.
Mesleki miras torunlara emanet
Ailenin en kıdemli ismi Süleyman Öztürk ise 20 yıllık tecrübesini yeni nesillere aktarmanın mutluluğunu yaşıyor. Kendi babasından öğrendiği bu mesleği kızı Aynur'a, ondan da torununa aşıladığını belirten Süleyman Bey, aile bağlarının mutfaktaki lezzete de yansıdığını ifade etti. Öztürk ailesi, hem Hatay'ın kültürel mirasını koruyor hem de deprem sonrası yeniden ayağa kalkmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor.