Teknolojiye Erişim Eşitsizliği, Akademik Başarının Önünde Engel
Türkiye genelinde LGS ve YKS gibi merkezi sınavlara giren milyonlarca öğrenci, aynı sorularla karşılaşıyor ancak bu öğrencilerin teknolojiye, internet erişimine ve kaynaklara ulaşım düzeyleri büyük farklar gösteriyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan öğrenciler, dijital araçlara erişim sıkıntısı çekerken, büyük şehirlerde özel kurslar ve online eğitim olanaklarıyla sınava hazırlanan öğrenciler arasında uçurum büyüyor.
Tablet Yok, İnternet Yavaş: Dijital Eğitim Herkese Ulaşmıyor
Pandemiyle birlikte hızla geçilen dijital eğitim modeli, altyapı sorunları nedeniyle birçok öğrenci için verimsiz kaldı. Hâlâ bazı bölgelerde öğrenciler uzaktan eğitime telefon ekranından katılmak zorunda kalıyor. Devletin dağıttığı tablet sayısı ise ihtiyacın çok gerisinde. Bu da sınav hazırlık sürecinde öğrenciler arasında açık bir adaletsizlik yaratıyor.
Şehirli Öğrenci Etüte, Kırsaldaki Tarlaya Gidiyor
Eğitimde sosyoekonomik farklar sadece dijital araçlarla sınırlı değil. Büyük şehirlerdeki öğrenciler hafta içi okul sonrası özel derse, hafta sonu deneme sınavına girerken; kırsaldaki pek çok öğrenci aile bütçesine katkı için tarlada çalışmak zorunda kalıyor. Aynı sınava girseler de hayatları, fırsatları ve imkanları bambaşka.
Adil Bir Sınav Sistemi İçin Önce Eşit Başlangıç Gerek
Uzmanlara göre adil bir sınav sistemi sadece aynı soruları sormakla değil, aynı fırsatlarla yarışa başlamakla mümkün olur. Eğitimde dijital ve ekonomik eşitsizlik, sosyal adaletin temelini zedeliyor. Öğrenciler kendi potansiyellerini değil, sahip oldukları imkânları yarıştırıyor.
Eğitimde Fırsat Eşitliği, Anayasal Haktır Ama Gerçekte Yok
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre eğitimde fırsat eşitliği temel ilkelerden biridir. Ancak mevcut tablo, bu ilkenin yalnızca kâğıt üstünde kaldığını gösteriyor. Veliler ve eğitim sendikaları, dijital altyapı yatırımlarının artırılmasını, kırsal bölgelere daha fazla öğretmen ve kaynak aktarılmasını talep ediyor.