Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde 2010 yılında birlikte kaçtıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Arif Uğurlu ile dini nikahlı bir evliliği olan Ceylan Aktepe’nin trajik sonu, tam 16 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Daha önce delil yetersizliği gerekçesiyle kapatılan kayıp dosyası, savcılığın derinleştirdiği soruşturma sayesinde kan donduran bir töre cinayeti davasına dönüştü. Aşiret kararıyla infaz edildikleri belirlenen çiftin izine, bölgedeki üç farklı mağarada ulaşıldı.
"Yurt Dışına Kaçtılar" Yalanını Dijital Ayak İzleri Çürüttü
Olay, 2014 yılında bir ihbarcının Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı’na çiftin öldürüldüğünü bildiren bir dilekçe vermesiyle başladı. Ancak o dönem yapılan soruşturmada, şüphelilerin "Yurt dışına gittiler" yönündeki organize beyanları nedeniyle dosya 2018 yılında takipsizlikle sonuçlandı.
Yıllar sonra Arif Uğurlu’nun babası Mehmet Uğurlu’nun, oğlunun cinayete kurban gittiği yönündeki ısrarlı feryadı adaleti harekete geçirdi. Yeniden açılan dosyada savcılık, iki kayıp gencin son 16 yılda hiçbir kamu kurumunda işlem yapmadığını, banka hesaplarında en ufak bir hareketlilik olmadığını ve hiçbir GSM hattı kullanmadıklarını tespit etti. Bu durum, "hayatın olağan akışına aykırı" kabul edilerek geniş çaplı bir operasyonun düğmesine basıldı.
Kan Donduran Gizli Tanık İfadeleri: Biri Dövülerek, Diğeri Kurşunla
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin sorgusu sürerken, dosyaya giren gizli tanık beyanları vahşetin perdesini araladı. İfadelere göre, kaçan genç çift aşiret mensupları tarafından yakalandıktan sonra sözde bir aile mahkemesinde yargılandı.
Tanıklar, dönemin köy muhtarı Ş.Ü. ve bazı aile üyelerinin de dahil olduğu infaz grubunun, Arif Uğurlu’yu darbederek, Ceylan Aktepe’yi ise başından silahla vurarak katlettiğini öne sürdü. Cinayetin ardından cesetlerin gizlenmesi amacıyla dağlık alandaki mağaraların kullanıldığı belirlendi.
Teknik Takip Oyunu Bozdu: "Suçu R. Üstlensin"
Soruşturma sürecinde mahkeme kararıyla yapılan fiziki ve teknik takipler (tape kayıtları), şüphelilerin cinayeti örtbas etmek için yoğun bir çaba sarf ettiğini ortaya koydu. Telefon konuşmalarında zanlıların, "R. teslim olsun, suçu o üstlensin" diyerek hedef şaşırtmaya çalıştıkları, dönemin muhtarının ise cesetlerin gömüldüğü noktaları bildiğine dair konuşmalar yaptığı kayıtlara geçti.
Kayınpeder Cezaevine Gönderildi
Savcılığın talimatıyla arama yapılan 3 ayrı mağarada insana ait olduğu değerlendirilen kemik parçaları bulundu. İstanbul Adli Tıp Kurumu Kemik İhtisas Dairesi’ne gönderilen kemiklerin, kesin kimlik tespiti için ailelerden alınan DNA örnekleriyle karşılaştırılacağı öğrenildi.
Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 20 şüpheliden 8’i serbest bırakılırken, 12’si "Töre saikiyle kasten öldürme" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Şüphelilerden 11’i hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, Ceylan Aktepe’nin dini nikahla birlikte yaşadığı R.A.'nın babası Ömer Aktepe (59) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bölgeyi sarsan cinayetle ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.