ABD'nin eski başkanı Donald Trump, siyasi kararları ve davranış biçimleriyle bir kez daha uluslararası gündemde. Ancak bu kez tartışmanın odağında sadece politikaları değil, psikiyatrik değerlendirmeler var. İtalyan Nöropsikofarmakoloji Derneği’nin (SINPF) 27. kongresinde konuşan Prof. Dr. Claudio Mencacci, Trump’ın davranışlarının “solipsist” özellikler taşıdığını öne sürdü.
Solipsizm, bir psikiyatrik tanı olmamakla birlikte, özellikle son yıllarda narsistik kişilik bozukluğu ile birlikte siyasal liderlerin davranışlarını analiz etmekte başvurulan kavramsal bir çerçeve olarak kullanılıyor. Uzmanlara göre, bu çerçeve toplum sağlığı açısından kritik önemde.
Solipsist nedir, narsistten farkı ne, nasıl ayırt edilir?
Kamuoyunda pek tanınmayan bir kavram olan solipsizm, aslında felsefi bir görüş. Ancak bu terim, klinik psikoloji alanında da kişilik analizinde açıklayıcı bir model olarak değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Claudio Mencacci’nin tanımıyla:
“Solipsist, kendi zihinsel evreninde tek ve mutlak referans noktası olarak yalnızca kendisini kabul eder. Narsist, başkalarının beğenisini kazanmak isterken; solipsist, başkalarının varlığını bile gerçek anlamda tanımaz.”
Bu tanım doğrultusunda, solipsist birey dış dünyayı önemsiz, bazen de tamamen anlamsız bulur. Başkalarının düşünce ve hisleriyle empati kurma yetisi zayıftır.
Trump neden solipsist olarak yorumlanıyor, uzmanlar neye dikkat çekiyor?
İtalyan psikiyatr Claudio Mencacci, Trump’ı örnek göstererek bir liderin solipsist özellikler taşıması halinde nasıl sonuçlar doğabileceğine dikkat çekti. Mencacci’ye göre bu tür bir zihniyetin ayırt edici özellikleri şunlar:
Kurallara uymakta zorlanma
Toplumsal normları küçümseme
Gerçeği çarpıtma veya yalan söyleme
Sinirlilik ve tahammülsüzlük
Empati ve pişmanlık eksikliği
Bu özellikler, özellikle sınırsız yetkiye sahip liderlerde ciddi toplumsal riskler doğurabiliyor. Mencacci, bu nedenle “kişisel görünen davranışların aslında küresel etkiler doğurabileceğini” vurguluyor.
Psikiyatride solipsist tanısı var mı, liderler için neden gündeme geldi?
Psikiyatrik literatürde solipsist doğrudan bir tanı değil. Ancak, Mencacci'nin de altını çizdiği gibi, bu terim özellikle otoriter, kutuplaştırıcı ve öngörülemeyen liderlerin davranışlarını analiz etmekte faydalı olabilir.
Mencacci bu konuda şöyle diyor:
“Bu tarz özellikler doğrudan tanı koyma amacıyla kullanılmamalıdır. Ancak, geniş kitleleri etkileyen kararları alan bireylerde bu özellikler gözlemlendiğinde, toplum sağlığı açısından ciddi bir alarm işaretidir.”
Bu bakış açısı, sadece Trump özelinde değil, modern dünyada liderliğin psikolojik boyutunun giderek daha çok önem kazandığını gösteriyor.
Trump’ın davranışlarında frontal lob işlev bozukluğu mu var, yaşa bağlı mı?
Mencacci, Trump örneği üzerinden konuşurken bir başka teknik noktaya daha değindi: frontal lob işlev bozukluğu ihtimali.
Uzmanlara göre, ileri yaşlarda frontal lob işlevlerinde zayıflama görülebiliyor. Bu da:
Dürtü kontrolünün azalması
Filtre mekanizmalarının zayıflaması
Karar alma sürecinde mantık dışı tercihlerin artması gibi belirtilere neden olabiliyor.
Mencacci, bu değerlendirmelerin “spekülatif” olduğunu vurgulasa da, birçok nörolog ve psikiyatristin yaşa bağlı bilişsel gerileme konusundaki endişelerini paylaştığını belirtti.
Siyasi liderlerin ruh hali neden kamu güvenliğini etkiler?
Toplum sağlığı ve güvenliği söz konusu olduğunda, bireylerin değil, liderlerin psikolojik profilinin daha büyük önem taşıdığı bir gerçek. Claudio Mencacci bu durumu şöyle özetliyor:
“Eğer bireysel düzeyde normal kabul edilebilecek davranışlar, karar mekanizmasında tek yetkili bir siyasi figür tarafından sergileniyorsa, bu durum küresel krizlere neden olabilir.”
Tarihte birçok örneğin, liderlerin psikiyatrik değerlendirmelerinin ancak olaylardan sonra yapıldığını gösterdiğini belirten Mencacci, “bugün sinyalleri doğru okumak, ama bunu basitleştirmeden yapmak zorundayız” dedi.