Fransa’da uzun yıllardır biriken sistemsizliğin, personel yetersizliğinin ve elverişsiz fiziksel koşulların tetiklediği öğrenci eylemleri, ülke genelinde ciddi bir siyasi ve toplumsal krize evrildi. Eylül ortasında başkent Paris’teki bir lisede kıvılcımı çakılan protestolar, kısa sürede dalga dalga yayılarak ulusal bir harekete dönüştü. İçişleri Bakanlığı verileri salı günü katılımın 250 bini aştığını gösterirken, organizatörler meydanlara inenlerin sayısının 450 bin civarında olduğunu vurguluyor. Görev süresinin son dönemine yaklaşan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron büyük bir baskı altındayken, Başbakan Sebastien Lecornu ay sonuna kadar acil bir eylem planı açıklayacaklarını ilan etti. Eylemcilerin kurduğu dijital bildirim platformuna kısa sürede 40 binin üzerinde şikayet kaydının düşmesi, krizin derinliğini gözler önüne seriyor.
Çürüyen Binalar ve Boş Geçen Ders Saatleri Bardağı Taşırdı
Protestoların odağında, binaların fiziki yetersizliği ve öğretmen açığı yer alıyor. Isınma ve yalıtım sorunlarıyla boğuşan, haşere bastığı bildirilen bakımsız binalarda ders görmek zorunda kalan öğrenciler, insani koşullarda eğitim talep ediyor. Sendikal veriler, ülkedeki eğitim kurumlarının yarısından fazlasında kronik personel eksikliği yaşandığını teyit ederken, yüzlerce saatlik müfredat öğretmen bulunamadığı için işlenemiyor. Sınıf mevcutlarının 30 kişiyi aşması öğrenim kalitesini düşürürken, hükümetin tahsis ettiği 1,2 milyar avroluk ek kaynağın yüksek enflasyon karşısında eridiği belirtiliyor.
Öte yandan, nüfus artışına paralel olarak yenilenmeyen eğitim yapısında öğretmen maaşlarının asgari ücret seviyesine kadar gerilemesi, mesleğin cazibesini tümüyle yitirmesine neden oldu. Özellikle Ile-de-France bölgesinin kişi başına düşen eğitim harcamalarında son sıralarda kalması tepkileri artırıyor. Göstericiler; acil öğretmen ve sağlık personeli istihdamı, binaların hızla restore edilmesi, üniversiteye geçişte adaletsiz görülen Parcoursup sisteminin şeffaflaştırılması ve 08.30-18.00 saatleri arasına yayılan yoğun ders programının hafifletilmesini istiyor.
Polis Müdahalesi Sertleşti: Uluslararası Örgütlerden Kınama
Haftalardır süren abluka ve gösteriler zaman zaman şiddet olaylarına sahne oluyor. Polis ekiplerinin göstericileri dağıtmak için kullandığı göz yaşartıcı gaz ve plastik mermiler nedeniyle şu ana kadar 200’den fazla kişi yaralandı. Bir gencin görme yetisini kaybetmesi ve 15 yaşındaki bir öğrencinin elinden ağır yaralanması üzerine Uluslararası Af Örgütü, güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımını sert bir dille kınadı.
Olaylarla ilgili 18 idari soruşturma açılırken, İçişleri Bakanlığı kamu mallarına zarar veren gruplara müsamaha gösterilmeyeceğini bildirdi. Son olarak pazar günü 24 okul binasında kundaklama olayı yaşanırken, Eğitim Bakanı Edouard Geffray eylemlerin başından bu yana 5 bini aşkın kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Elysee Sarayı Gençlik İsyanının Yüzde 18’i Aşmasından Endişeli
Sokaklardaki eylemcilerin büyük bölümünü 18 yaş altı liseliler oluştursa da veliler, öğretmenler ve sivil toplum kuruluşlarının desteği hareketi kitlesel bir boyuta taşıdı. Fransız makamları, gençlerin eğitim odaklı tepkisinin Macron yönetimine karşı son 10 yılda biriken toplumsal hoşnutsuzlukla birleşerek kontrol edilemez bir halk hareketine dönüşmesinden derin endişe duyuyor.