Türk siyasetinin saygı duyulan isimlerinden biri olan Hakkı Ülkü, 21 Ocak 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Hem yerel yönetimde hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yürüttüğü görevlerle tanınan Ülkü, özellikle Aliağa Belediye Başkanlığı ve CHP İzmir Milletvekilliği ile hafızalara kazındı. Vefat haberi, başta İzmir, Aliağa ve Manisa kamuoyunda derin bir üzüntü yarattı.
Arama motorlarında en çok sorgulanan sorular arasında “Hakkı Ülkü kimdir?”, “Hakkı Ülkü neden öldü?”, “Hakkı Ülkü kaç yaşında öldü?”, gibi sorular öne çıkarken, Ülkü’nün siyasi kariyeri, mesleği, eğitim geçmişi ve cenaze töreniyle ilgili detaylar da merak ediliyor.
Hakkı Ülkü kimdir, siyasi kariyeri nedir?
Hakkı Ülkü, 1946 yılında Manisa’nın Salihli ilçesinde dünyaya geldi. Siyasete genç yaşta ilgi duyan Ülkü’nün aktif siyasi kariyeri, 1970’li yıllarda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gençlik Kolları ile başladı. Ardından SODEP ve SHP dönemlerinde Aliağa İlçe Başkanlığı görevlerinde bulundu.
1989, 1994 ve 1999 yıllarında üç farklı yerel seçimde, önce SHP’den sonra CHP’den Aliağa Belediye Başkanı seçildi. Yerel yönetimlerdeki deneyimiyle dikkat çeken Ülkü, altyapı projeleri ve sosyal belediyecilik çalışmalarıyla Aliağa’da iz bırakan bir yönetim anlayışı benimsedi.
2002 yılında ise siyasi kariyerinde bir üst adıma geçerek, CHP İzmir Milletvekili olarak 22. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. TBMM’de İçişleri Komisyonu Üyesi ve Grup Sözcüsü olarak görev yaptı.
Hakkı Ülkü kaç yaşındaydı, nereliydi?
1946 doğumlu olan Hakkı Ülkü, 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 80 yaşındaydı. Doğum yeri Manisa’nın Salihli ilçesi olmakla birlikte, siyasi ve mesleki yaşamının büyük bölümü İzmir’in Aliağa ilçesinde geçti. Bu nedenle Hakkı Ülkü, Manisa kökenli olsa da özellikle Aliağa halkı tarafından benimsenmiş, bölgede iz bırakan isimler arasında yer aldı.
Hakkı Ülkü neden öldü, hastalığı neydi?
21 Ocak 2026 tarihinde yaşamını yitiren Hakkı Ülkü, uzun süredir bazı sağlık sorunları nedeniyle tedavi görmekteydi. Ölüm sebebine dair yapılan resmi açıklamalarda, belirli bir hastalık adı verilmemekle birlikte, “uzun süredir devam eden rahatsızlıklar” ifadesi kullanıldı.
Tedavi sürecini ailesi ve yakın çevresiyle geçiren Ülkü’nün durumu son günlerde ağırlaşmış, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir.
Hakkı Ülkü’nün mesleği neydi, hangi üniversiteleri bitirdi?
Siyasi kimliği dışında mesleki anlamda da çok yönlü bir profil çizen Hakkı Ülkü’nün asıl mesleği kuyumculuktu. Ancak eğitim hayatı ve entelektüel yönüyle de dikkat çeken Ülkü, farklı alanlarda akademik başarılar elde etti.
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyal Bilimler ve Davranış Bilimleri Bölümü ile Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Ülkü, eğitimini ilerleyen yaşlarında da sürdürerek bilgiye olan bağlılığını her daim gösterdi.
Gazetecilik alanında da faaliyet gösteren Ülkü, Aliağa Ekspres ve İzmir Yenigün gibi yerel gazetelerde birçok köşe yazısı ve makale kaleme aldı. Bu yazılardan oluşan seçkileri, Mayıs 2025’te yayımlanan "Hakkı’yla Geçen Yıllar" adlı kitapta toplandı.
Hakkı Ülkü’nün cenazesi ne zaman, nerede defnedilecek?
Hakkı Ülkü’nün cenaze törenine dair bilgiler, ailesi tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Cenaze namazının, 22 Ocak 2026 Perşembe günü öğle vakti Karşıyaka Beşikçioğlu Camii’nde kılınacağı bildirildi. Törene, başta CHP camiası olmak üzere birçok siyasi isim, Aliağa halkı ve yakın dostlarının katılması bekleniyor.
Defin işleminin ise aynı gün içinde İzmir’de yapılacağı belirtildi. Hakkı Ülkü, hem siyasi duruşu hem de halka yakınlığıyla, yaşamını sürdürdüğü kentte saygı ve sevgiyle uğurlanacak.
Hakkı Ülkü neden gündemde?
Hakkı Ülkü’nün vefatı, 21 Ocak 2026 tarihinde duyurulmasının ardından hem yerel hem de ulusal basında “son dakika” olarak yer buldu. CHP'nin deneyimli bir ismi olması, üç dönemlik belediye başkanlığı geçmişi ve milletvekilliği süreci, onu Türkiye siyasetinde unutulmaz bir figür haline getirdi.
Özellikle Aliağa’da yaptığı çalışmalar sayesinde birçok kesim tarafından takdirle anılan Ülkü’nün ölümü, sadece siyasi çevrelerde değil, halk arasında da büyük bir üzüntüyle karşılandı.