Yeni Birlik Genel Halk TV’ye neden kayyum atandı? Başsavcılıktan flaş açıklama

Halk TV’ye neden kayyum atandı? Başsavcılıktan flaş açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV ve bağlantılı şirketlere yönelik yürütülen mali soruşturma kapsamında TMSF’nin kayyum olarak atandığını bildirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ve ilişkili şirketler hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyum olarak atandığını duyurdu. 14 Ekim 2026 sabahı gerçekleştirilen operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alınırken, dosya kapsamındaki rüşvet ve usulsüzlük iddialarının ayrıntıları kamuoyuyla paylaşıldı.

Başsavcılıktan yapılan resmi açıklamanın detayları

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından paylaşılan soruşturma detaylarına göre süreç, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdinde gerçekleştirilen ihaleler ve şirket ilişkileri üzerinden şekillendi. Yürütülen incelemelerde, Cafer Mahiroğlu’nun bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri A.Ş.’nin kuruluşunu sağladığı, yönetimi kendi kontrolündeki isimlere devrettiği ve belediye ihaleleri vasıtasıyla usulsüz kazanç elde ettiği tespit edildi.

Adli dosyada öne çıkan finansal ve hukuki bulgular şu şekildedir:

Rüşvet İddiası: İhale süreçleriyle doğrudan bağlantılı olduğu belirlenen 14 milyon 464 bin TL tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi saptandı.

Fahiş Fiyat: İhale bedellerinin piyasa koşullarının çok üzerinde fahiş rakamlarla ödendiği ve sağlanan gelirlerin Mahiroğlu ile ilişkili şirket hesaplarına aktarıldığı kaydedildi.

Mali veriler ve devasa para trafiği

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan detaylı analizler sonucunda, Mahiroğlu ile bağlantılı şirket grubunun toplam işlem hacminin 30.352.037.389 TL seviyesinde olduğu belirlendi. Şüphelinin şahsi banka hesaplarında ise 1 milyar TL’nin üzerinde para giriş-çıkışı kaydedildi.

Ayrıca şüphelinin yöneticisi olduğu ticari yapılar ve birinci derece yakınlarının hesapları üzerinden yüksek tutarlı uluslararası SWIFT transferlerinin yapıldığı, resmi olarak beyan edilen gelirler ile elde edilen malvarlığı arasında ciddi uyumsuzlukların yer aldığı belgelendi.

Gazetecilik perspektifinden genel hukuki tablo ve süreç değerlendirmesi

Medya kuruluşlarının mülkiyet ve finansal yapısına ilişkin yürütülen hukuki süreçler, basın özgürlüğü sınırları ile mali mevzuatın uygulanması arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşımaktadır. Suçlamaların niteliği ve ortaya konulan devasa finansal veriler ticari bir soruşturmayı işaret etse de; bir yayın organına kayyum atanması, kamusal bilgi akışının aksamaması ve yayın devamlılığının sağlanması açısından yargı mercilerinin şeffaf ve hızlı hareket etmesini zorunlu kılar. Şüphelerin hukuki delillerle açıkça ortaya konması, hem kamuoyu vicdanı hem de kurumun güvenilirliği açısından kritik önem taşımaktadır.