Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren halk ozanı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, yıllardır süren adalet arayışının en güçlü sembollerinden biri olarak tanınıyordu. Kamuoyunda sık sık “Yeter Gültekin kimdir, nerelidir, öldü mü, kaç yaşında vefat etti?” soruları gündeme geliyor. Almanya doğumlu olan ve hayatını Sivas davasının takipçisi olmaya adayan Gültekin’in yaşam öyküsü, Türkiye’nin yakın tarihindeki en acı olaylardan biriyle iç içe geçti. İşte Yeter Gültekin’in hayatı, mücadelesi ve vefatına dair merak edilenler…
Yeter Gültekin Kimdir, Nerelidir ve Kaç Yaşında Vefat Etti?
Yeter Gültekin, kamuoyunda en çok Sivas Katliamı sonrası verdiği hukuk ve adalet mücadelesiyle bilinen bir isimdir. Almanya doğumlu olan Gültekin’in ailesi, 1980’li yıllarda Türkiye’den Almanya’ya göç etti. Çocukluk ve gençlik yıllarını Almanya’da geçiren Yeter Gültekin, iki kültür arasında büyümenin getirdiği güçlü bir toplumsal bilinçle yetişti.
Uzun yıllar Berlin’de yaşamını sürdüren Gültekin, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da insan hakları ve demokrasi platformlarında aktif rol aldı. Vefat ettiğinde kaç yaşında olduğu kamuoyunda merak konusu olurken, ailesi ve yakın çevresi tarafından yapılan açıklamalarda yaşamını Berlin’de kaybettiği bilgisi paylaşıldı.
Onu farklı kılan en önemli unsur, eşini kaybettikten sonra içine kapanmak yerine kamusal alanda söz söylemeyi tercih etmesiydi.
Hasret Gültekin’in Eşi Yeter Gültekin Öldü Mü?
“Yeter Gültekin öldü mü?” sorusu, özellikle sosyal medyada ve arama motorlarında en sık yöneltilen başlıklardan biri oldu. Elde edilen bilgilere göre Yeter Gültekin, Berlin’de hayatını kaybetti. Vefat haberi hem Türkiye’de hem de Avrupa’daki demokratik kitle örgütlerinde geniş yankı uyandırdı.
Siyasetçiler, sanatçılar ve sivil toplum temsilcileri, yayımladıkları mesajlarda Gültekin’in yıllar süren kararlı duruşuna dikkat çekti. Ortak vurgu ise onun “unutmayan ve unutturmayan” bir isim olduğuydu.
Yeter Gültekin’in ölümü, yalnızca bir bireyin kaybı olarak değil; Sivas Katliamı sonrası sürdürülen adalet mücadelesinin sembol isimlerinden birinin vedası olarak değerlendirildi.
Sivas Katliamı Sonrası Yeter Gültekin’in Adalet Mücadelesi
2 Temmuz 1993’te yaşanan ve Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas Katliamı, Yeter Gültekin’in hayatında geri dönülmez bir kırılma yarattı. Madımak Oteli’nde 33 aydın ve sanatçının yaşamını yitirdiği olayda, halk ozanı Hasret Gültekin de hayatını kaybedenler arasındaydı.
O dönem hamile olduğu için Türkiye’de bulunmayan Yeter Gültekin, eşinin ölüm haberini Almanya’da aldı. Bu acı kayıp, onun için yalnızca kişisel bir yas süreci olmadı. Gültekin, yıllar boyunca Sivas davasının zaman aşımına uğramaması ve katliamın insanlığa karşı suç olarak tanınması için mücadele etti.
Katıldığı panellerde, röportajlarda ve açıklamalarda Sivas Katliamı’nın yalnızca yıldönümlerinde hatırlanmasına karşı çıktı. Toplumsal hafızanın diri tutulması gerektiğini savundu. Bir konuşmasında dile getirdiği “Yılda bir gün karanfil bırakmak yetmez” sözleri, onun mücadele anlayışını özetleyen ifadelerden biri olarak hafızalara kazındı.
Hasret Gültekin ile Tanışması ve Hayat Arkadaşlığı
Yeter Gültekin, Hasret Gültekin ile 1989 yılında Almanya’nın Leonberg kentinde tanıştı. Ortak kültürel değerler, müzik ve yaşam görüşü, kısa sürede aralarında güçlü bir bağ oluşmasını sağladı. Çift, 1991 yılında evlendi.
Bu birliktelik yalnızca bir evlilik değil; sanat, kültür ve dayanışma ekseninde kurulan bir hayat ortaklığıydı. Hasret Gültekin’in müzik kariyeri ve toplumsal duyarlılığı, Yeter Gültekin’in yaşamında da önemli bir yer tuttu.
Eşinin ölümünden kısa süre sonra dünyaya gelen oğluyla birlikte hayatına devam eden Gültekin, hem annelik sorumluluğunu hem de hukuki süreci aynı anda yürüttü.