Yeni Birlik Gazetesi Genel Hatun Sebilciyan (HAYATI) kimdir, Sabiha Gökçen ile bağlantısı nedir, Atatürk'ün manevi kızı mı, kökeni ne, Ermeni mi?

Hatun Sebilciyan (HAYATI) kimdir, Sabiha Gökçen ile bağlantısı nedir, Atatürk'ün manevi kızı mı, kökeni ne, Ermeni mi?

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok tartışılan isimlerinden biri olan Sabiha Gökçen’in kimliği yıllardır kamuoyunda gündem olmaya devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı olarak bilinen ve Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu unvanını taşıyan Gökçen’in, aslında Hatun Sebilciyan adında Ermeni asıllı bir yetim olduğu iddiası zaman zaman yeniden alevleniyor. Peki Hatun Sebilciyan kimdir, Atatürk’ün manevi kızı kimdir ve Hatun Sebilciyan Ermeni mi? Tartışmanın merkezindeki iddialar ve resmi açıklamalar dikkat çekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok tartışılan isimlerinden biri olan Sabiha Gökçen’in kimliği yıllardır kamuoyunda gündem olmaya devam ediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi kızı olarak bilinen ve Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu unvanını taşıyan Gökçen’in, aslında Hatun Sebilciyan adında Ermeni asıllı bir yetim olduğu iddiası zaman zaman yeniden alevleniyor. Peki Hatun Sebilciyan kimdir, Atatürk’ün manevi kızı kimdir ve Hatun Sebilciyan Ermeni mi? Tartışmanın merkezindeki iddialar ve resmi açıklamalar dikkat çekiyor.

Sabiha Gökçen kimdir, Atatürk'ün manevi kızı olarak nasıl tanındı?

Resmi kayıtlara göre Sabiha Gökçen, 1913 yılında Bursa’da doğdu. Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiği, ardından Mustafa Kemal Atatürk tarafından evlat edinildiği belirtiliyor. Atatürk’ün manevi kızı olarak Çankaya Köşkü’nde büyüyen Gökçen, eğitim hayatını sürdürdüktan sonra havacılığa yöneldi.

1936 yılında Türk Hava Kurumu’nun düzenlediği kurslara katılan Gökçen, kısa sürede askeri pilotluk eğitimi aldı. 1937’de Dersim Harekâtı’nda görev almasıyla birlikte Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçti. Cumhuriyet’in modernleşme hamlelerinin sembol isimlerinden biri haline gelen Gökçen, uzun yıllar boyunca resmi tarih anlatısında öncü bir figür olarak yer aldı.

Ancak özellikle Dersim Operasyonu’ndaki rolü nedeniyle eleştirilerin odağında oldu. Harekât sırasında aktif görev aldığı ve bombardıman uçuşlarına katıldığı biliniyor. Bu süreçte sarf ettiği öne sürülen bazı sözler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Dersim Harekâtı ve Sabiha Gökçen’e yönelik eleştiriler

Cumhuriyet tarihinin en tartışmalı askeri operasyonlarından biri olan Dersim Harekâtı, Gökçen’in adıyla birlikte anılmaya devam ediyor. Bazı röportajlarında, görevini yerine getirmenin gururunu yaşadığını ifade ettiği aktarılan Gökçen’in, operasyon sırasında sivil kayıplara ilişkin pişmanlık belirtmediği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

“Kürtlerin keçilerine bile acımadık” şeklinde kamuoyuna yansıyan sözleri ise yıllarca tartışma konusu oldu. Bu ifadelerin bağlamı ve doğruluğu üzerine farklı görüşler bulunsa da, Gökçen’in Dersim’deki rolü eleştirel tarih yazımında önemli bir yer tutuyor.

Bir kesim, onu dönemin şartları içinde görevini yerine getiren bir asker olarak değerlendirirken; başka bir kesim ise Cumhuriyet ideolojisinin sert yüzünü temsil eden sembol bir isim olarak görüyor.

Hatun Sebilciyan kimdir, Sabiha Gökçen ile bağlantısı nedir?

Tartışmaların merkezinde yer alan Hatun Sebilciyan ismi, 2000’li yıllarda kamuoyunun gündemine taşındı. Özellikle Agos gazetesinde yayımlanan bir haberle birlikte, Sabiha Gökçen’in gerçek adının Hatun Sebilciyan olduğu ve Ermeni bir aileye mensup olduğu iddia edildi.

Haberde, Hripsime Sebilciyan adlı bir kişinin beyanlarına yer verildi. Söz konusu kişi, Gökçen’in öz yeğeni olduğunu ileri sürerek aile bağlarına dair çeşitli belgeler sunduğunu açıkladı. İddiaya göre Gökçen’in anne ve babası 1915 olayları sırasında hayatını kaybetmiş, kendisi ise yetimhaneye verilmişti.

Bu iddia, “Hatun Sebilciyan Ermeni mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Resmi tarih anlatısında yer almayan bu bilgi, Cumhuriyet’in sembol isimlerinden birinin kimliğine ilişkin köklü bir tartışma başlattı.

Resmi açıklamalar ve kamuoyundaki yankı

Söz konusu haberin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri ve Genelkurmay Başkanlığı sert bir açıklama yayımladı. Açıklamada, iddiaların milli değerlere zarar vermeyi amaçladığı savunuldu ve kamuoyunun bu tür haberlere itibar etmemesi istendi.

Kemalist çevreler ve bazı medya kuruluşları da Sabiha Gökçen’in Türk kimliğini vurgulayan yayınlar yaptı. Gökçen’in Atatürk’ün manevi kızı olarak yetiştirildiği ve Türk milletinin bir sembolü olduğu sıkça dile getirildi.

Öte yandan bazı akademisyenler ve araştırmacılar ise kimlik tartışmasının etnik köken üzerinden değil, tarihsel gerçeklik çerçevesinde ele alınması gerektiğini savundu. Yetimhaneden alınmış olması ve erken dönem yaşamına ilişkin belgelerin sınırlı oluşu, soru işaretlerini artıran unsurlar arasında gösterildi.

Hrant Dink süreci ve kimlik tartışmasının derinleşmesi

Haberi yayımlayan Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink hakkında davalar açıldı, gazete önünde protestolar düzenlendi. Dink, resmi makamlarla yaptığı görüşmeler sonrasında baskı gördüğünü ifade etti. Süreç, yalnızca bir kimlik tartışması olmaktan çıkarak ifade özgürlüğü ve resmi tarih tartışmalarının merkezine yerleşti.

2007 yılında Hrant Dink’in uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetmesi, bu başlığın Türkiye’nin yakın tarihindeki en kırılgan meselelerden biri haline gelmesine neden oldu. Sabiha Gökçen’in kimliğiyle ilgili iddialar da bu olayın ardından daha hassas bir zeminde tartışılmaya başlandı.

Hatun Sebilciyan Ermeni mi, Atatürk’ün manevi kızı kimdir?

Bugün gelinen noktada, resmi kayıtlara göre Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’dir ve Türk kimliğiyle anılmaktadır. Hatun Sebilciyan iddiası ise kesinleşmiş yargı kararlarıyla doğrulanmış değildir. Konuya ilişkin farklı görüşler ve belgeler kamuoyunda zaman zaman yeniden gündeme gelmektedir.

“Hatun Sebilciyan kimdir?” sorusu, yalnızca bir biyografi merakı değil; Cumhuriyet tarihi, kimlik politikaları ve resmi anlatı üzerine süregelen tartışmaların da bir parçası olarak değerlendiriliyor. Atatürk’ün manevi kızı kimdir ve Hatun Sebilciyan Ermeni mi soruları, tarihsel belgeler ve farklı tanıklıklar ışığında tartışılmaya devam ediyor.