Yeni Birlik Gazetesi Genel Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem: Tankerler güvenli koridordan geçişe başladı

Hürmüz Boğazı'nda yeni dönem: Tankerler güvenli koridordan geçişe başladı

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakatın ardından ticari petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmaya başladığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı JD Vance, İran ile varılan yeni mutabakat çerçevesinde, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndan ticari petrol tankerlerinin güvenli geçişlerinin yeniden başladığını duyurdu. Küresel enerji arzı güvenliği açısından kritik bir eşik aşılırken, tarafların Cuma günü İsviçre’de resmi imza töreni için bir araya gelmesi bekleniyor.

Hürmüz’ün Güney Koridorunda Güvenli Sevkiyat

ABD Başkanı Donald Trump, konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamada, boğazdaki hareketliliğin normale dönmeye başladığına dikkat çekti. Petrol yüklü çok sayıda geminin Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yaptığını belirten Trump, sevkiyatların tamamen emniyetli ve sorunsuz olan güney koridoru üzerinden ilerlediğini kaydetti. Alternatif geçiş güzergâhlarının da masada olduğunu ifade eden ABD Başkanı, lojistik hatların güvenliği konusunda kararlılık mesajı verdi.

"Arka Kanallar Kapandı, Doğrudan Diyalog Başladı"

Anlaşmanın diplomatik arka planına ve gelen eleştirilere dair Amerikan medyasına geniş mülakatlar veren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakatın bölgedeki tüm aktörler için daha güvenli bir iklim yaratacağını vurguladı. İran ile yürütülen diplomaside radikal bir yöntem değişikliğine gittiklerini açıklayan Vance, artık mesajların üçüncü taraflar veya arka kanallar yerine doğrudan iletildiğini belirtti. Vance, "Muhataplarımızla doğrudan görüşüyoruz. Bu sayede neyin gerçek, neyin propaganda olduğunu ve hangi konularda ciddi olduklarını çok daha net analiz edebiliyoruz" şeklinde konuştu.

İki Temel Sütun: Nükleer Taahhüt ve Boğazın Açılması

Beyaz Saray’ın elinde güçlü bir müzakere pozisyonu bulunduğunu ifade eden Başkan Yardımcısı Vance, mutabakatın iki temel dayanağı olduğunu belirtti: Hürmüz Boğazı’nın uzun vadeli ve serbest geçişe açılması ile İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine dair bağlayıcı, uzun vadeli taahhütler vermesi. Anlaşmanın iki aşamalı bir doğrulama ve denetim mekanizması içereceğini kaydeden Vance, nükleer tesislerin gerçek denetimlere açılması durumunda yaptırımların hafifletileceğini ve Tahran'ın yeniden küresel ekonomik sisteme kabul edileceğini müjdeledi.

Dondurulmuş Varlıklar ve Fon İddialarına Yanıt

Uluslararası basında yer alan "İran'ın 24 milyar dolarlık dondurulmuş fonuna erişim sağlayacağı" yönündeki iddialara da açıklık getiren Vance, bu yöndeki spesifik bir rakamın resmi metinlerde yer almadığını söyledi. Öncelikli hedefin yaptırımların esnetilmesi olduğunu belirten Vance, dondurulan mali varlıkların serbest bırakılması konusunun ancak Cuma günkü resmi imza töreninin ardından başlayacak olan teknik müzakerelerde ele alınabileceğini altını çizerek hatırlattı.

Körfez Koalisyonu ve Yeni Orta Doğu Vizyonu

Bölgesel ittifakların anlaşmaya yaklaşımını da değerlendiren Vance, geçmiş dönemdeki diplomatik başarısızlıklar ile mevcut süreci kıyasladı. Körfez ülkelerinin geçmişteki İran anlaşmalarına, Tahran'ın bölgedeki istikrarsızlaştırıcı adımlarına alan açtığı gerekçesiyle karşı çıktığını hatırlatan Vance, "Körfez koalisyonu Başkan Trump'ın barış vizyonunu destekliyor; çünkü bunu yeni ve istikrarlı bir Orta Doğu inşa etmek için büyük bir fırsat olarak görüyorlar" dedi.

İsviçre’de gerçekleşmesi planlanan tarihi imza törenine İran kanadından Başmüzakereci ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katılması bekleniyor. Müzakere heyetleri, imza sonrası boğazın uzun vadede tamamen ücretsiz kullanımı ve teknik detaylar üzerinde çalışmaya devam edecek.