Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, yaklaşık 30 yıl süren iktidarı, Arap Baharı sürecindeki istifası ve sonrasında yaşanan yargı süreciyle modern Orta Doğu tarihine damga vuran isimlerden biri olarak hafızalara kazındı. 1981’de Enver Sedat suikastının ardından göreve gelen Mübarek, 2011’deki halk ayaklanmalarıyla koltuğunu bıraktı. Ölümü ise bir dönemin tamamen kapanışı olarak yorumlandı.
Hüsnü Mübarek Kimdir ve Askeri Kariyeri Nasıl Şekillendi?
Tam adı Muhammed Hüsnü Sadi Mübarek olan eski Mısır Cumhurbaşkanı, 4 Mayıs 1928’de dünyaya geldi. Kahire’deki Mısır Askeri Akademisi’nden 1949 yılında mezun olan Mübarek, ardından Bilbays’taki Havacılık Akademisi’ni tamamladı. Askeri kariyerinin erken döneminde Sovyetler Birliği’nde ileri uçuş ve bombardıman teknikleri üzerine eğitim aldı.
Mısır Hava Kuvvetleri bünyesinde farklı görevlerde bulunan Mübarek, 1966-1969 yılları arasında Hava Akademisi Komutanlığı yaptı. 1972’de Enver Sedat tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na atandı. 1973’te İsrail ile gerçekleşen Yom Kippur Savaşı’nın ilk günlerinde yürütülen hava operasyonlarında aktif rol üstlendi. Bu süreç, onun askeri ve siyasi kariyerinde dönüm noktası oldu. 1974’te mareşal rütbesine yükseltilmesi, devlet yönetiminde daha üst basamaklara taşınacağının sinyalini verdi.
Hüsnü Mübarek Nasıl Cumhurbaşkanı Oldu ve 30 Yıllık İktidarı Nasıl Sürdü?
Hüsnü Mübarek’in cumhurbaşkanlığına giden yolu, 6 Ekim 1981’de Enver Sedat’a düzenlenen suikast açtı. Sedat’ın hayatını kaybetmesinin ardından devlet başkan yardımcılığı görevini yürüten Mübarek, anayasal süreçle Mısır Cumhurbaşkanı oldu. Aynı zamanda Ulusal Demokratik Parti’nin liderliğini üstlendi.
Göreve geldiği dönemde Mısır, bölgesel ve iç siyasi açıdan kırılgan bir süreçten geçiyordu. Mübarek, Arap ülkeleriyle ilişkileri yeniden tesis etmeye odaklandı. 1989’da, Sedat döneminde İsrail ile imzalanan barış anlaşması nedeniyle Arap Birliği’nden çıkarılan Mısır’ın yeniden birliğe kabul edilmesini sağladı. Birliğin merkezi tekrar Kahire’ye taşındı.
Ancak 30 yıllık iktidar süreci boyunca ülke olağanüstü hal uygulamaları altında yönetildi. Basın özgürlüğü, siyasi katılım ve demokratik reformlar konularında artan eleştiriler, özellikle 2000’li yılların sonuna doğru daha görünür hale geldi. Ekonomik sorunlar ve yolsuzluk iddiaları da kamuoyundaki memnuniyetsizliği derinleştirdi.
Arap Baharı Sürecinde Hüsnü Mübarek Neden İstifa Etti?
2010 sonunda Tunus’ta başlayan ve kısa sürede Arap dünyasına yayılan protesto dalgası, 25 Ocak 2011’de Mısır’da kitlesel gösterilere dönüştü. Arap Baharı olarak adlandırılan bu süreçte, ekonomik sıkıntılar, işsizlik oranlarının artışı ve siyasi baskılar halkın tepkisini büyüttü.
Kahire başta olmak üzere birçok kentte milyonlarca kişi sokaklara çıktı. Hüsnü Mübarek, 10 Şubat 2011’de yetkilerinin büyük bölümünü yardımcısı Ömer Süleyman’a devretti. Ancak bu adım protestoları durdurmaya yetmedi. 11 Şubat 2011’de görevini orduya ve anayasal düzene bırakarak istifa etti.
Bu istifa, yalnızca bir liderin koltuğunu bırakması değil, Mısır’da 30 yıllık bir dönemin kapanışı anlamına geliyordu. Arap Baharı sürecinde yaşanan bu gelişme, modern Orta Doğu tarihinde domino etkisi yaratan olaylardan biri olarak kayda geçti.
İstifa Sonrası Yargı Süreci ve Beraat Kararı
Görevden ayrılmasının ardından kısa süre içinde tutuklanan Mübarek hakkında yargı süreci başlatıldı. 2 Haziran 2012’de yardımcısıyla birlikte ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Dava sürecinde idam istemi de gündeme geldi.
Ancak hukuki süreç yıllar içinde farklı aşamalardan geçti. Mısır’ın en üst düzey temyiz mahkemesi 2 Mart 2017’de Mübarek hakkında beraat kararı verdi. 24 Mart 2017’de serbest bırakıldı. Bu karar, ülkede hem destek hem de tepkiyle karşılandı.
Hüsnü Mübarek’in Ölümü Modern Orta Doğu Tarihini Nasıl Etkiledi?
Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan Hüsnü Mübarek, 25 Şubat 2020’de Kahire’deki Askerî Hastane’de 91 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi için askerî tören düzenlendi ve Kahire’nin dışındaki aile mezarlığına defnedildi.
Ölümü, Mısır siyasetinde etkili olan bir dönemin sembolik sonu olarak değerlendirildi. Kimileri onu bölgesel istikrarı önceleyen bir lider olarak görürken, kimileri otoriter yönetim anlayışı nedeniyle eleştirdi. Arap Baharı sürecindeki istifası, modern Orta Doğu tarihinde halk hareketlerinin siyasal sonuç doğurabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak anılmaya devam ediyor.
Hüsnü Mübarek’in askeri kariyeri, cumhurbaşkanlığı dönemi, Arap Baharı sürecindeki istifası ve ölümünün ardından bıraktığı miras, Mısır’ın yakın tarihini anlamak açısından hâlâ önemini koruyor.