İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) Başkanı Taha Ayhan, BM Genel Sekreteri ve yardımcılarının çalışmalarına rağmen İsrail’in suçluluğunun tam olarak ortaya konamadığını ve BM tartışmalarının ABD eksenli tek taraflı sürdüğünü belirtti.
Ayhan, BM İnsan Hakları Konseyi 61. Oturumu’na katılmak üzere geldiği Cenevre’de Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi. Gazze’de 2023’ten bu yana süren saldırılara dikkat çeken Ayhan, sivillerin hedef alındığını ve savaşın yayılma riskine sahip olduğunu vurguladı.
Uluslararası Hukukta Çiğneme ve Saldırılar
Ayhan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik herhangi bir hukuki altyapısı olmayan saldırısına dikkat çekti. Resmi bir savaş ilanı bulunmayan bu operasyonların uluslararası hukuku tamamen yok saydığını kaydetti.
Saldırılarda özellikle sivillerin ve bir ilkokulda 150’den fazla çocuğun hedef alınması kabul edilemez bulundu. Ayrıca İran’ın bazı komşu ülkeleri hedef alması ve sivil altyapılara yönelik saldırılarının da kınanması gerektiği ifade edildi.
Bölgesel Çatışmaların Yayılma Riski
Ayhan, İran gibi 90 milyon nüfuslu bir ülkeye yönelik çatışmanın bölgeye yayılması durumunda Orta Doğu ve dünya genelinde derin etkiler yaratabileceğini belirtti. Rusya-Ukrayna savaşına atıfta bulunarak, kısa sürede biteceği öngörülen savaşların uzun süre devam ettiğini ve etkilerinin genişlediğini kaydetti.
Türkiye’nin bu süreçte millileşme, yerlileşme ve iç birliğin öneminin arttığını vurgulayan Ayhan, ülkenin uluslararası barış ve diplomasi çabalarının başarılı olduğunu ifade etti.
Uluslararası Diplomasi ve Barış Çabaları
Ayhan, tarafların bir an önce sulha varması gerektiğini vurguladı. İsrail saldırganlığı ve ABD’nin istisnacı tutumu göz önünde bulundurularak uluslararası hukuka saygının sağlanmasının gerekliliğini belirtti.
BM İnsan Hakları Konseyinde tartışmaların tek konunun İran olduğunu, ancak ICYF olarak Gazze ve Filistin konusunu da gündeme getirdiklerini aktardı.
Saldırılar ve Yeni Uluslararası Düzen
Ayhan, son üç ayda çeşitli egemen ülkelere saldırılar, devlet başkanlarının öldürülmesi ve esir alınmasının uluslararası hukuku temelden sarsan bir yeni düzenin işaretleri olduğunu belirtti. Gazze’deki durumun, küresel dalga sömürgeciliğinin ilk laboratuvarı olduğu ifade edildi.
Türk milletinin milli bağımsızlığı ve iktidarına sahip çıkmasının önemine dikkat çeken Ayhan, masumlar, çocuklar ve gençler üzerindeki zulümlerin sona erdirilmesini hedeflediklerini söyledi.