Türkiye’nin en kalabalık kenti İstanbul’da baraj doluluk oranları yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Son günlerde etkili olan yağışların ardından gözler, İstanbul’a su sağlayan barajlardaki güncel seviyelere çevrildi. “İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?” sorusu özellikle hafta sonu itibarıyla arama motorlarında hız kazandı. İSKİ’nin 14 Şubat 2026 Cumartesi günü açıkladığı veriler, barajlardaki son tabloyu ortaya koydu.
14 Şubat 2026 İSKİ verilerine göre İstanbul baraj doluluk oranı yüzde kaç?
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından paylaşılan resmi verilere göre, 14 Şubat 2026 Cumartesi günü itibarıyla İstanbul’a su sağlayan 10 barajın toplam doluluk oranı yüzde 38.17 olarak ölçüldü.
Bu oran, kış aylarında beklenen yağışlara rağmen baraj seviyelerinin henüz istenen düzeye ulaşmadığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında artan su tüketimi dikkate alındığında, mevcut oran yakından takip ediliyor.
İSKİ’nin günlük olarak güncellediği baraj verileri, İstanbul’daki su arz güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Vatandaşlar da olası kuraklık riskine karşı barajlardaki değişimi anlık olarak izliyor.
İstanbul’a su sağlayan 10 barajda son durum
İstanbul baraj doluluk oranı hesaplanırken kente su sağlayan toplam 10 barajın verileri dikkate alınıyor. Bu barajlar arasında Ömerli, Terkos, Büyükçekmece, Darlık, Elmalı, Alibeyköy, Kazandere, Pabuçdere, Sazlıdere ve Istrancalar bulunuyor.
Toplam doluluk oranının yüzde 38.17 olarak açıklanması, barajların genel ortalamasını yansıtıyor. Bazı barajlarda doluluk oranı ortalamanın üzerinde seyrederken, bazı barajlarda ise seviyeler daha düşük kalabiliyor.
Son yağışlarla birlikte baraj havzalarına su girişi artmış olsa da, bu artışın toplam doluluk oranına sınırlı yansıdığı görülüyor. Uzmanlar, yağışların devam etmesi halinde önümüzdeki günlerde kademeli bir yükseliş yaşanabileceğini belirtiyor.
Son yağışlar İstanbul baraj doluluk oranını nasıl etkiledi?
Şubat ayının ikinci haftasında etkili olan yağmur geçişleri, İstanbul baraj doluluk oranı üzerinde kısmi bir artış sağladı. Ancak yağış miktarının bölgesel dağılımı, baraj havzalarına düşen su miktarını doğrudan etkiliyor.
Özellikle Karadeniz’e bakan havzalarda yağışın daha belirgin olduğu, bazı iç kesimlerde ise yağışın sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Bu durum, toplam doluluk oranının beklenen seviyeye hızlı bir şekilde çıkmasını engelliyor.
Meteoroloji verilerine göre önümüzdeki günlerde de aralıklı yağış bekleniyor. Bu yağışların süreklilik göstermesi halinde İstanbul barajlarındaki doluluk oranında yukarı yönlü hareket görülebilir.
Yüzde 38.17 doluluk oranı ne anlama geliyor?
İstanbul baraj doluluk oranı yüzde 38.17 seviyesinde bulunurken, bu oran kritik eşiklerin altında seyrediyor. Uzmanlara göre yüzde 50’nin altındaki seviyeler, özellikle yaz aylarına girerken dikkatle izlenmesi gereken bir tabloyu işaret ediyor.
Kent nüfusunun yoğunluğu ve günlük su tüketiminin yüksekliği, baraj seviyelerinin stratejik önemini artırıyor. İstanbul’da günlük milyonlarca metreküp su tüketildiği düşünüldüğünde, barajlardaki doluluk oranı yalnızca bir istatistik değil, aynı zamanda yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, su tasarrufunun her dönemde önemli olduğunu vurgularken, özellikle yağışın az olduğu dönemlerde bireysel önlemlerin daha da kritik hale geldiğine dikkat çekiyor.
İstanbul baraj doluluk oranı günlük nasıl takip edilir?
İSKİ, İstanbul baraj doluluk oranı verilerini resmi internet sitesi üzerinden günlük olarak paylaşıyor. Bu verilerde toplam doluluk oranının yanı sıra her barajın ayrı ayrı seviyesi de yer alıyor.
Vatandaşlar, barajlardaki değişimi gün gün takip ederek yağışların etkisini doğrudan gözlemleyebiliyor. Özellikle kuraklık riski taşıyan dönemlerde bu veriler daha fazla ilgi görüyor.
14 Şubat 2026 tarihi itibarıyla açıklanan yüzde 38.17’lik oran, İstanbul’un su rezervlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki haftalarda etkili olacak yağışların baraj doluluk oranına nasıl yansıyacağı ise merak konusu.
İstanbul’da barajlardaki doluluk oranı, hem hava koşulları hem de tüketim alışkanlıkları doğrultusunda şekillenmeye devam edecek.