Türkiye’nin savunma sanayisinde kritik projelerden biri olan Milli Muharip Uçak KAAN, gerçekleştirdiği test uçuşlarının ardından seri üretim aşamasına doğru ilerliyor. Beşinci nesil savaş uçağı olarak geliştirilen KAAN’ın Türk Hava Kuvvetleri envanterine katılması, Türkiye’nin hava gücünde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Test süreci, yeni prototipler ve üretim planları netleşmeye başlarken, KAAN’ın seri üretim takvimi ve teslimat tarihleri dikkatle takip ediliyor.
KAAN seri üretime ne zaman geçecek?
Milli Muharip Uçak KAAN programı kapsamında yürütülen çalışmalar, yoğun bir test sürecinin ardından üretim aşamasına geçmeyi hedefliyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yürütülen projede, uçağın tüm kabiliyetlerinin doğrulanması için kapsamlı uçuş testleri planlandı.
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun paylaştığı bilgilere göre KAAN için yaklaşık iki yıl sürecek yoğun bir test takvimi hazırlanmış durumda. Bu süreçte farklı uçuş profilleri, görev senaryoları ve performans parametreleri detaylı şekilde incelenecek. Testlerin tamamlanmasının ardından seri üretim aşamasına geçilmesi planlanıyor.
Mevcut program doğrultusunda KAAN’ın Türk Hava Kuvvetleri’ne ilk teslimatlarının 2029 yılında başlaması hedefleniyor. Bu tarih, Türkiye’nin beşinci nesil savaş uçağına sahip olması açısından stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
KAAN test uçuşları ve prototip süreci nasıl ilerliyor?
KAAN projesinde test süreci yalnızca uçuş performansını değil, aynı zamanda uçağın operasyonel kabiliyetlerini de doğrulamayı amaçlıyor. Program kapsamında geliştirilen yeni prototipler, projenin en kritik aşamalarından birini oluşturuyor.
Hangarda paylaşılan görüntülerde üç farklı uçak dikkat çekiyor. Bunlardan ilki 2024 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren P0 prototipi olurken, ikinci uçak uçuş testleri için hazırlanan P1 prototipi olarak öne çıkıyor. Üçüncü uçak ise tam boy statik testlerde kullanılmak üzere geliştirildi.
Yeni prototip üzerinde yapılan tasarım değişiklikleri de dikkat çekiyor. P1 prototipinde hava alıkları kokpitin daha gerisine taşındı ve daha geniş hale getirildi. Bu değişiklikle hava akışının iyileştirilmesi ve motor performansının artırılması hedefleniyor.
Ayrıca kokpit önünde ASELSAN tarafından geliştirilen KARAT IRST sistemi için özel bir alan bulunuyor. Burun altında ise Toygun elektro-optik hedefleme sistemi yer alıyor. Bu sistemlerin KAAN’ın hedef tespit ve takip kabiliyetine önemli katkı sağlaması bekleniyor.
KAAN TSK envanterine ne zaman girecek?
Milli Muharip Uçak KAAN’ın Türk Hava Kuvvetleri envanterine katılması için planlanan takvim, test sürecinin tamamlanmasına bağlı olarak şekilleniyor. Programın mevcut yol haritasına göre uçuş testleri tamamlandıktan sonra seri üretim aşaması başlayacak.
Bu sürecin ardından ilk teslimatların 2029 yılında yapılması planlanıyor. İlk etapta sınırlı sayıda üretilecek uçakların operasyonel kabiliyetleri sahada test edilecek. Daha sonra üretim sayısının artırılması ve farklı blok versiyonlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
KAAN’ın envantere girmesiyle birlikte Türkiye’nin hava gücünde önemli bir teknolojik sıçrama yaşanması bekleniyor. Proje, yalnızca bir savaş uçağı üretimi değil aynı zamanda Türkiye’nin havacılık teknolojilerindeki bağımsızlığını güçlendiren stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
KAAN’ın teknik özellikleri ve motor süreci nasıl şekilleniyor?
KAAN, beşinci nesil savaş uçakları sınıfında yer alacak şekilde tasarlanıyor. Uçağın açıklanan teknik özellikleri, modern hava muharebe ortamına uygun yüksek performans hedeflerini ortaya koyuyor.
Projeye ilişkin paylaşılan verilere göre uçağın kanat açıklığı 13,4 metre, azami kalkış ağırlığı ise yaklaşık 34.750 kilogram olarak belirlenmiş durumda. KAAN’ın azami hızının ise 1.8 Mach seviyesine ulaşması planlanıyor.
Uçakta süper seyir kabiliyeti, düşük görünürlük (stealth), dahili silah yuvaları ve geniş harekat yarıçapı gibi ileri teknoloji özellikler bulunuyor. Aviyonik altyapı da yeni nesil hava muharebe konseptlerine uygun şekilde geliştiriliyor.
Motor tarafında ise program iki aşamalı bir planla ilerliyor. İlk etapta Blok 10 ve Blok 20 uçaklarında General Electric F110-GE-129E turbofan motorlarının kullanılması planlanıyor. Programın ilerleyen aşamalarında tamamen yerli bir motor geliştirilerek KAAN platformuna entegre edilmesi hedefleniyor.
Bu gelişmeler, KAAN’ın yalnızca bir savaş uçağı değil, aynı zamanda Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki uzun vadeli stratejik vizyonunun önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.