Deniz Baykal ve MHP'li siyasilere yönelik kaset kumpasları ile Tahşiyeciler davası gibi örgütün en karanlık dosyalarında adı geçen firari eski emniyet müdürü Hayati Başdağ, İstanbul'da düzenlenen operasyonla kıskıvrak yakalanarak cezaevine gönderildi.
Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen kapsamlı soruşturmaların en çok aranan isimlerinden biri olan eski emniyet müdürü Hayati Başdağ, güvenlik güçlerinin başarılı operasyonuyla yakayı ele verdi. İstanbul Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin yürüttüğü titiz çalışma sonucunda, Başdağ'ın Fatih'te saklandığı adres tespit edildi. Operasyonun ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından 15 Nisan'da hakim karşısına çıkarılan Başdağ, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kumpas davalarının merkezindeki isim
Hayati Başdağ'ın dosyası, örgütün devlet içindeki yapılanmasının ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor. Geçmişte meslekten ihraç edilen ve 2014 yılında tutuklanıp 6 yıl önce tahliye edilen Başdağ'ın, firari olduğu süreçte birçok ağır ceza mahkemesi tarafından arandığı belirlendi. Şüphelinin, "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "hukuka aykırı kişisel veri kaydetmek" gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya olduğu kaydedildi.
ByLock kullanıcısı ve örgütün rütbeli ismi
Soruşturma dosyasına giren detaylar, Başdağ'ın örgüt hiyerarşisindeki yerini de netleştiriyor. Örgütün kriptolu haberleşme ağı ByLock'u en yoğun kullanan isimlerden biri olduğu saptanan Başdağ'ın, Polis Akademisi'ndeki yapılanmada aktif rol aldığı belirlendi. İtirafçı beyanlarına göre, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den doğrudan rütbe aldığı anlaşılan Başdağ'ın, "yasadışı dinleme ve casusluk" faaliyetlerinde de kilit rol oynadığı ortaya çıktı. Özellikle siyasi kaset kumpasları ve Tahşiyeciler operasyonundaki rolüyle bilinen Başdağ'ın tutuklanması, FETÖ ile mücadele sürecinde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.