Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki sahte reçete ve rapor düzenleme iddialarıyla başlayan yargı sürecinde mahkeme, tüm tutuklu sanıkların tahliyesine karar vererek dosyada tutuklu bırakmadı.
Kayseri 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda "ilaç yolsuzluğu" olarak bilinen davanın ilk duruşması, çarpıcı savunmalara ve tahliye kararına sahne oldu. Aralarında eczacı ve kalfaların bulunduğu 12 sanık, kamuyu yaklaşık 89 milyon lira zarara uğrattıkları iddiasıyla hakim karşısına çıktı.
Eczacılar ve kalfalar arasında sorumluluk tartışması
Duruşmada sanıklar, sistemin işleyişine dair savunmalarını yaparken birbirlerini işaret etti. Eczane sahipleri, reçete girişlerini kalfaların yaptığını öne sürerken, kalfalar ise eczacı onayı olmadan hiçbir işlemin gerçekleşmediğini savundu. Sanıkların ortak savunması ise, "E-reçeteler doktorlar tarafından düzenleniyor, profesör ve başhekim onaylı raporları sisteme uygunluk açısından kontrol etmekten başka bir yetkimiz yok" şeklinde oldu.
İlaçlar kime gitti?
Davanın en karmaşık noktalarından biri, temin edilen ilaçların kimin eline geçtiği sorusu oldu. Bazı ifadelerde, ilaçların eczane kalfaları tarafından teslim alındığı öne sürülürken, bir diğer iddia ise Erciyes Üniversitesi’nde görevli M.Ç. isimli şahsın, doktorların elektronik imzalarını kullanarak sahte raporlar oluşturduğu yönündeydi.
Mağdurdan çarpıcı iddialar
Davanın başlamasına önayak olan C.B. isimli hasta, kendi adına bir yıl boyunca bilgisi dışında ilaç yazıldığını belirterek, "Defalarca SGK ve CİMER’e başvurdum ancak konu basına yansıyana kadar hiçbir adım atılmadı. Adıma alınan ilaçları hiç görmedim, başkaları tarafından satıldı" diyerek mağduriyetini dile getirdi.
Savunma tarafı soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu
Sanık avukatları, müvekkillerine yöneltilen "resmi evrakta sahtecilik" suçlamasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Avukatlar, evrakların doktorlar tarafından düzenlendiğini belirterek, soruşturma aşamasındaki eksikliklere ve HTS kayıtları ile reçete tarihleri arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Erciyes Üniversitesi’ndeki idari soruşturmanın da dosyaya dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan savunma, bilirkişi raporu talebinde bulundu.
Tahliye kararı çıktı
Duruşma sonunda mütalaasını açıklayan savcılık, tutuklu iki sanığın tahliyesini ve tüm sanıklar üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın talebini yerinde bularak sanıkların tahliyesine ve duruşmalardan vareste tutulmalarına hükmetti. Böylece, büyük yankı uyandıran davada tutuklu sanık kalmazken, yargılama ileri bir tarihe ertelendi.