Kahramanmaraş’taki okul saldırısında evlatlarını kaybeden acılı aileler, mezarlık ziyaretlerinde adalet arayışlarını ve yaşadıkları derin travmayı dile getirdi. Kurban yakınları, katilin isminin ve mezarının dahi anılmak istenmemesini "yok olmaya mahkumiyet" olarak nitelendirdi.
Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve yürekleri dağlayan silahlı saldırının yankıları sürüyor. Hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri, evlatlarının kabri başında gözyaşları içinde dua ederken, saldırganın geride bıraktığı yıkıma ve ailelerin ihmalkarlığına sert tepki gösterdi.
Evlat Acısı ve Kahramanlık Hikayesi
Saldırıda hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, oğlunun son anlarında sınıftaki kız arkadaşlarını korumak için siper olduğunu belirterek, "O, günahsızlığı ve niyetiyle gitti. Kız çocuklarını kurtararak şehit oldu" dedi. Bir eğitimci olarak çocuk yetiştirmenin önemine vurgu yapan Güngör, evladının uçak mühendisi olma hayalleriyle dolu parlak bir geleceğe sahip olduğunu ifade etti.
Sorumsuzluk ve İhmal Eleştirisi
Baba Güngör, saldırganın ailesine yönelik ağır eleştirilerde bulunarak, "Bu caninin bedenini beslemişler ama ruhunu ihmal etmişler. Bir çocuk silahlarla fotoğraf çektirecek kadar ileri gidiyorsa, anne ve babası nerede?" diye sordu. Ailelerin çocuklarını şımartmadan, sevgiyle ve manevi değerlerle büyütmesi gerektiğini belirten Güngör, kibrin ve ilgisizliğin bir nesli nasıl felakete sürüklediğine dikkat çekti.
Mezarı Bile Yok: Toplumsal Bir Tepki
Katil zanlısının cenaze namazının kılınmadığını ve kabrinin dahi bilinmediğini hatırlatan aileler, bu durumu toplumsal bir tepki olarak yorumladı. Şuranur Sevgi Kazıcı’nın amcası Şeref Kazıcı, "Bizim şehitlerimizin mezarları belli ve ziyaret ediliyor. Ancak o cani ruhlu şahsın mezarı dahi belli değil. Bu, toplumun vicdanında açılan yaraya verilen bir cevaptır" ifadelerini kullandı.
Saldırının Arkasında Planlı Bir Şüphe mi Var?
Amca Şeref Kazıcı, yaşanan trajedinin münferit bir olay olduğuna inanmadığını belirterek, saldırının arkasında daha büyük bir plan veya organizasyon olabileceği şüphesini dile getirdi. Kazıcı, "Bu işin tek başına yapılmış bir eylem olduğuna inanmıyorum; her şeyin planlı ve projeli olduğunu düşünüyorum" diyerek soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğine işaret etti. Aileler, başka hiçbir anne ve babanın aynı acıyı yaşamaması için devletin ve toplumun daha dikkatli olması çağrısında bulundu.