Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde etkisini sürdüren Ebola salgını, tarihin en ölümcül ve en hızlı yayılan ikinci krizine dönüşmüş durumda. Bölgeden gelen son veriler, can kaybının 2 bin sınırını aştığını ve salgının kontrol ekiplerinin hamlelerinden çok daha hızlı ilerlediğini gösteriyor.
Sinsice Yayılan Bir Kriz: Şubat Ayında Başlamış
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından paylaşılan bilgilere göre, resmi duyurunun yapıldığı 15 Mayıs tarihinden çok daha önce, şubat ayında başladığı tespit edilen salgın, aylarca fark edilmeden yayıldı. İlk vakaların sıtma, tifo veya daha yaygın Ebola türleriyle karıştırılması, erken müdahale şansını ortadan kaldırdı. Genetik dizileme analizleri sayesinde gerçeğe ulaşıldı, ancak bu gecikme virüsün kontrol altına alınmasını imkansız hale getirdi.
Rekor Ölüm Oranı ve Hız Kazanan Yayılım
Resmi kayıtlara göre toplam vaka sayısı 4 bin 381'e ulaşırken, mevcut salgındaki ölüm oranı yüzde 45,9 gibi endişe verici bir seviyede gerçekleşti. 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'yı sarsan ve yüzde 39,6 ölüm oranına sahip olan devasa salgının oranları bu rakamlarla geride bırakıldı. Virüsün yayılım hızı da şaşırtıcı boyutlarda: Salgındaki ilk 1000 ölüm 9 haftada kaydedilirken, ikinci 1000 ölüm sadece 3 haftalık kısa bir süre içinde gerçekleşti.
Sağlık Hizmetleri Çöküşün Eşiğinde
Enfeksiyon korkusu, yanlış bilgiler ve halkın sağlık merkezlerine gitmekten kaçınması krizin boyutunu büyütüyor. Can kayıplarının üçte ikisinden fazlasının tedavi merkezleri yerine doğrudan toplum içinde yaşanması dikkat çekiyor. UNICEF Demokratik Kongo Cumhuriyeti Temsilcisi John Agbor, kriz öncesinde ayda ortalama 500 hastaya hizmet veren sağlık tesislerinde hasta sayısının sıfıra yakın noktalara gerilediğini belirtti. Salgın; rutin aşılamalar ve doğum hizmetleri gibi kritik süreçleri de tamamen aksattı.
Tedavisi Olmayan Tür ve Uluslararası Yardımların Kesilmesi
Salgının arkasındaki etken olan nadir Bundibugyo virüsü türü için henüz onaylanmış bir aşı veya kesin bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Bununla birlikte yerel sağlık çalışanlarının maaş grevleri, silahlı çatışmalar ve kitlesel yerinden edilmeler mücadeleyi zorlaştırıyor. Diğer yandan, uluslararası yardımlardaki ani kesintiler de sahadaki projeleri sekteye uğrattı. Özellikle ABD Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) Temmuz 2025'te faaliyetlerini durdurması, bölgedeki sağlık projelerinin sonlanmasına yol açtı.
Yetkililer virüsün herhangi bir mutasyon geçirip geçirmediğini anlamak için kapsamlı araştırmalar