Yeni Birlik Gazetesi Genel Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik aşama: 425 kişinin DNA profili incelendi

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik aşama: 425 kişinin DNA profili incelendi

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolması ve ardından 15 Ekim’de cansız bedeninin Van Gölü kıyısında bulunmasıyla sarsılan soruşturma süreci, yeni bir evreye girdi.

Van’da cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, aileden gelen talepler doğrultusunda geniş çaplı DNA incelemesi başlatıldı; şu ana kadar 425 kişinin örnekleri analiz edildi.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş’in 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolması ve ardından 15 Ekim’de cansız bedeninin Van Gölü kıyısında bulunmasıyla sarsılan soruşturma süreci, yeni bir evreye girdi. Ailenin ısrarlı talepleri üzerine, olayın aydınlatılması adına bölgedeki 2 bin 500 kişiden DNA örneği alınması kararlaştırıldı.

Soruşturmanın derinleştirilmesi kapsamında, genç kızın cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım Mahallesi ve üniversite yerleşkesine komşu olan Bardakçı köyü başta olmak üzere, şu ana kadar 425 kişinin DNA profili incelemeye alındı.

Baba Nizamettin Kabaiş’ten Adalet Bakanlığı’na çağrı

Kızının ölümünün bir cinayet olduğundan şüphe duymadığını her fırsatta dile getiren baba Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın seyriyle ilgili umutlu olduklarını belirtti. Adalet Bakanlığı ile kurulan temasların ve Diyarbakır Valiliği aracılığıyla yürütülen sürecin kendilerine güven verdiğini ifade eden baba Kabaiş, "Yeni Adalet Bakanı’nın verdiği umutlar olmasaydı, bugün Van Adliyesi önünde oturma eylemi başlatacaktık. Ancak sürecin ciddiyetle takip edildiğini görüyoruz" dedi.

Rektörün rolü ve şüpheli detaylar

Baba Kabaiş, soruşturmanın sadece DNA örnekleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, üniversite yönetimine yönelik ciddi iddialarda bulundu. Rektörün olay tarihindeki tutumunun ve üniversitedeki güvenlik kamerası eksikliklerinin dikkat çekici olduğunu savunan Kabaiş, "Rektörün yeğenleri ve üniversitedeki erkek öğrencilerin DNA örneklerinin alınması talebimiz karşılanıyor. Ancak rektörün neden hala ifadeye çağrılmadığını veya kendisine sorular yöneltilmediğini anlamıyoruz. Olaydan sonra bölgeye hemen 5 kamera takılması, daha önce 'özel mülk' bahanesiyle kamera takılmamasıyla çelişiyor" ifadelerini kullandı.

Silinen kamera kayıtları ve telefonun şifresi

Soruşturmanın en önemli ayaklarından birini, Rojin’in şifreli telefonunun çözülmesi ve silinen kamera kayıtlarının geri getirilmesi oluşturuyor. Baba Kabaiş, kızının ölümüne dair tüm delillerin karartılmadan ortaya çıkarılmasını talep ederek, "Telefonun açılması, dosyanın seyrini değiştirecek en büyük umudumuz. Kim bu genç kıza zarar verdiyse, DNA örnekleri ve dijital verilerle ortaya çıkana kadar mücadelemiz sürecek" şeklinde konuştu.

Hatırlanacağı üzere, 27 Eylül’de kaybolan ve 15 Ekim’de cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş, 16 Ekim’de Diyarbakır’da toprağa verilmişti. Soruşturma dosyası, ailenin beklentileri ve kamuoyunun hassasiyetiyle yakından takip edilmeye devam ediyor.