Yeni Birlik Gazetesi Genel Rüşvet suçu sonrası memurluğa dönebilir miyim, Devlet memuru hangi suçlarla atanamaz?

Rüşvet suçu sonrası memurluğa dönebilir miyim, Devlet memuru hangi suçlarla atanamaz?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48 ve 98 maddeleri ile TCK 53 ve Adli Sicil Kanunu 13/A hükümleri, rüşvet suçu sonrası memuriyete dönüş tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Memnu hakların iadesi kararı devlet memurluğu için yeterli mi? Mevzuat ve resmi görüşler çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 ve 98’inci maddeleri ile Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi ve Adli Sicil Kanunu 13/A hükmü, kamu görevine giriş ve memuriyetin sona ermesine ilişkin temel çerçeveyi belirliyor. Özellikle rüşvet suçu nedeniyle memuriyeti sona eren kişilerin yeniden atanıp atanamayacağı sorusu, son dönemde en çok merak edilen başlıklar arasında yer alıyor. Mevzuattaki açık hükümler ve Cumhurbaşkanlığı görüşü, tartışmaya netlik kazandırıyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48 maddesi hangi suçları kapsıyor?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesi, devlet memuru olmanın genel şartlarını düzenliyor. Maddede, affa uğramış olsa bile belirli suçlardan mahkûm olanların memuriyete alınamayacağı açıkça belirtiliyor.

Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık gibi suçlar bu kapsamda sayılıyor.

Buradaki en kritik ifade ise “affa uğramış olsa bile” ibaresi. Bu düzenleme, belirli suçlar yönünden mahkûmiyetin sonuçlarının ortadan kalkmasının memuriyete giriş açısından yeterli olmadığını ortaya koyuyor.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 98 maddesi memuriyeti nasıl sona erdiriyor?

Kanunun 98’inci maddesi, devlet memurluğunun hangi hallerde sona ereceğini düzenliyor. Buna göre, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması ya da memuriyet sırasında bu şartlardan birinin kaybedilmesi halinde memuriyet sona eriyor.

Bu hüküm, 48’inci maddede yer alan şartların yalnızca ilk atama aşamasında değil, görev süresi boyunca da korunması gerektiğini gösteriyor. Eğer bir memur, görevdeyken 48’inci maddede sayılan suçlardan biri nedeniyle mahkûm olursa, memuriyet statüsünü kaybediyor.

Türk Ceza Kanunu 53 maddesi kamu görevine etkisi nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesi, kasten işlenen suçlardan dolayı verilen hapis cezalarının kanuni sonuçlarını düzenliyor. Bu maddeye göre kişi, kamu görevini üstlenmekten; TBMM üyeliğinden ya da devlet, il, belediye ve köy gibi kamu kurumlarında memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılıyor.

Bu hak yoksunluğu, mahkûmiyetin doğal sonucu olarak uygulanıyor. Sürekli, süreli ya da geçici kamu görevlerinden mahrumiyet söz konusu olabiliyor. Dolayısıyla rüşvet suçu gibi kasten işlenen suçlarda verilen hapis cezası, doğrudan kamu görevine engel teşkil ediyor.

Adli Sicil Kanunu 13/A ve memnu hakların iadesi memuriyete dönüş sağlar mı?

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi, yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesini düzenliyor. Buna göre, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren üç yıl geçmesi, bu sürede yeni bir suç işlenmemesi ve kişinin iyi halli olduğuna dair mahkemede kanaat oluşması halinde memnu hakların iadesi kararı verilebiliyor.

Ancak burada dikkat çeken nokta, bu kararın her durumda memuriyete dönüş anlamına gelmemesi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 5 Ocak 2023 tarihli yazısında, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının, 657 sayılı Kanun’un 48’inci maddesinde “affa uğramış olsa bile” ifadesinden sonra sayılan suçlar bakımından memuriyete giriş hakkı doğurmadığı açıkça ifade edildi.

Bu görüş, rüşvet gibi katalog suçlar açısından memnu hakların iadesinin devlet memuru olabilme şartlarını yeniden kazandırmadığını ortaya koyuyor.

Rüşvet suçu sonrası devlet memuru yeniden atanabilir mi?

Mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşiyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde rüşvet suçu açıkça sayılıyor ve affa uğramış olsa bile memuriyete engel teşkil ettiği belirtiliyor. 98’inci madde ise bu şartların kaybı halinde memuriyetin sona ereceğini hükme bağlıyor.

Türk Ceza Kanunu 53’üncü madde kamu görevinden yoksunluğu düzenlerken, Adli Sicil Kanunu 13/A kapsamında verilen memnu hakların iadesi kararı da belirli şartlara bağlı olarak hakların kullanılmasına imkân tanıyor. Ancak Cumhurbaşkanlığı’nın 2023 tarihli görüşüne göre, 48’inci maddede sayılan suçlar bakımından bu iade kararı memuriyete yeniden atanma hakkı sağlamıyor.

Bu çerçevede, 657 sayılı Kanuna tabi olarak görev yaparken rüşvet suçu nedeniyle memuriyeti sona eren kişilerin, yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin mahkeme kararı almış olsalar dahi devlet memuru olarak yeniden atanmalarının mümkün olmadığı değerlendiriliyor. Mevzuattaki açık düzenleme ve idari görüş, uygulamada tereddüde yer bırakmayacak nitelikte yorumlanıyor.