Cumhuriyet tarihinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Sabiha Gökçen, hem havacılık alanındaki öncü rolü hem de geçmişe dair tartışmalarla gündemde kalmaya devam ediyor. Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olarak tarihe geçen Gökçen’in yaşam öyküsü, özellikle Dersim Harekâtı’ndaki rolü ve kökenine dair iddialarla zaman zaman yeniden alevleniyor. “Sabiha Gökçen kimdir?” ve “Hatun Sebilciyan kimdir?” soruları, kamuoyunda farklı görüşler çerçevesinde tartışılmayı sürdürüyor. İşte resmi biyografi ve yıllar içinde ortaya atılan iddialar ışığında merak edilenler.
Sabiha Gökçen kimdir? Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu
Sabiha Gökçen, 1913 yılında Bursa’da doğdu. Resmi kayıtlara göre küçük yaşta yetim kaldı ve 1925 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından evlat edinildi. Atatürk’ün manevi kızlarından biri olan Gökçen, Cumhuriyet’in modernleşme sürecinde kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artıran sembol isimlerden biri haline geldi.
Havacılığa olan ilgisi Türk Hava Kurumu’nun faaliyetleriyle başladı. 1935 yılında Türkkuşu Sivil Havacılık Okulu’nda eğitim aldıktan sonra askeri pilotluk eğitimi için Eskişehir’e gönderildi. 1936 yılında askeri pilot brövesi alarak dünyanın ilk kadın savaş pilotlarından biri oldu.
1937 yılında Dersim Harekâtı’na katıldığı ve operasyonlarda aktif görev aldığı resmi kaynaklarda yer aldı. Bu süreç, Gökçen’in kariyerindeki en tartışmalı başlıklardan biri olarak öne çıktı. 1996 yılında vefat eden Sabiha Gökçen, Türkiye’de havacılık tarihinin öncü figürlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Dersim Harekâtı ve Sabiha Gökçen’e yönelik eleştiriler
Sabiha Gökçen’in adının en çok anıldığı konulardan biri Dersim Harekâtı oldu. 1937-1938 yıllarında gerçekleştirilen askeri operasyonlara katıldığı bilinen Gökçen’in, bombardıman uçuşlarında görev aldığı ifade ediliyor.
Yıllar sonra verdiği röportajlarda operasyonlara ilişkin sözleri, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Bazı çevreler, onun askeri bir görev çerçevesinde hareket ettiğini savunurken; bazı kesimler ise yaşananların insani boyutuna dikkat çekerek eleştiriler yöneltti.
Bu tartışmalar, Cumhuriyet tarihinin en hassas başlıklarından biri olan Dersim meselesiyle doğrudan bağlantılı olduğu için, Gökçen’in adı da siyasi ve ideolojik değerlendirmelerin merkezinde yer aldı. Özellikle insan hakları ve tarihsel yüzleşme tartışmaları kapsamında Sabiha Gökçen’in rolü farklı perspektiflerden ele alındı.
Hatun Sebilciyan kimdir? Sabiha Gökçen’in kökenine dair iddialar
2004 yılında Agos gazetesinde yayımlanan bir haber, Sabiha Gökçen’in kimliğine ilişkin yeni bir tartışma başlattı. Haberde, Gökçen’in aslında Hatun Sebilciyan adında bir Ermeni kızı olduğu iddia edildi. İddialar, Hripsime Sebilciyan isimli bir kişinin açıklamalarına dayandırıldı.
Bu haber kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Resmi biyografide Türk ve Müslüman bir aileden geldiği belirtilen Sabiha Gökçen’in, Ermeni kökenli olabileceği yönündeki iddialar, Türkiye’de kimlik ve tarih tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve bazı resmi kurumlar, söz konusu iddialara sert tepki gösterdi. Açıklamalarda, bu tür haberlerin milli değerlere zarar verdiği savunuldu. Tartışma kısa sürede siyasi bir boyut kazandı ve basın özgürlüğü ile resmi tarih anlatısı ekseninde yoğun şekilde ele alındı.
Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mı? Kimlik tartışmasının arka planı
“Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mı?” sorusu, yalnızca bir biyografi tartışması olmanın ötesine geçti. Bu iddialar, Türkiye’de resmi tarih anlatısı, azınlık hakları ve kimlik politikaları bağlamında değerlendirildi.
Bazı tarihçiler, Gökçen’in yetimhaneden evlat edinilmiş olması nedeniyle doğum kayıtlarının net olmadığını vurguladı. Bu durum, kökenine dair kesin bilgiye ulaşılmasını zorlaştıran bir unsur olarak gösterildi. Öte yandan resmi makamlar, Sabiha Gökçen’in Türk kimliğine ilişkin herhangi bir şüphe bulunmadığını ifade etti.
Tartışmanın merkezinde yer alan isimlerden gazeteci Hrant Dink hakkında açılan davalar ve sonrasında yaşanan trajik gelişmeler de sürecin toplumsal etkisini artırdı. Bu yönüyle konu, yalnızca bir tarihsel kişiliğin biyografisi değil; Türkiye’nin yakın dönem siyasi atmosferiyle de bağlantılı bir başlık haline geldi.
Sabiha Gökçen’in mirası ve tarihsel konumu
Sabiha Gökçen, Türkiye’de kadınların havacılık alanında öncü rol üstlenmesinin simgesi olarak kabul ediliyor. İstanbul’daki Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na adının verilmesi, onun Cumhuriyet tarihindeki sembolik yerini gösteren önemli adımlardan biri oldu.
Bununla birlikte, Dersim Harekâtı’ndaki rolü ve kökenine ilişkin iddialar, Gökçen’in mirasının farklı kesimlerce farklı şekillerde değerlendirilmesine yol açıyor. Kimileri onu modernleşmenin ve kadın özgürlüğünün sembolü olarak görürken, kimileri tarihsel olaylar üzerinden eleştirel bir yaklaşım benimsiyor.
Bugün “Sabiha Gökçen kimdir?” ve “Hatun Sebilciyan kimdir?” soruları, yalnızca bir biyografi merakı değil; Türkiye’nin geçmişiyle kurduğu ilişkiye dair daha geniş bir tartışmanın parçası olarak gündemde kalmaya devam ediyor.