Yeni Birlik Gazetesi Genel Sanal gelecek avcılarına dikkat! 'Eşini getireceğiz' dediler, hayatını kararttılar

Sanal gelecek avcılarına dikkat! 'Eşini getireceğiz' dediler, hayatını kararttılar

Sosyal Hizmetler Uzmanı Taner Akkuş, son dönemde artış gösteren büyü, muska ve tılsım dolandırıcılığına karşı toplumu uyardı. "Eşimi geri getir" ya da "kısmetimi aç" diyen binlerce kişinin duygusal boşluğunu fırsat bilen şebekelerin, sadece paraları değil hayatları da kararttığı ortaya çıktı.

Son günlerde sosyal medyada ve gündüz kuşağı programlarında feryat eden mağdurların sayısı, toplumsal bir krizin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Bilimsel temelden yoksun olan ancak "duygusal istismar" üzerine kurulu olan büyü ve tılsım sektörü, artık sadece bir inanç meselesi değil, organize bir suç ekonomisi haline gelmiş durumda. Sosyal Hizmetler ve İletişim Uzmanı Taner Akkuş, bu tehlikeli gidişatı sosyolojik, dini ve hukuki açılardan mercek altına aldı.

Duygusal Kırılganlık Dolandırıcıların "Ekmeği" Oluyor

Uzman Taner Akkuş’a göre dolandırıcılar, bireylerin en zayıf anlarını kolluyor. Aile içi huzursuzluk, ayrılık acısı ya da gelecek kaygısı yaşayan kişiler; "eş geri getirme" veya "büyü bozma" vaatleriyle birer av haline getiriliyor. Akkuş, bu sürecin psikolojik bir manipülasyon olduğunu belirterek, Daniel Kahneman’ın "Hızlı ve Yavaş Düşünme" kuramına atıfta bulunuyor: Korku anında eleştirel düşünce devre dışı kalıyor ve insanlar irrasyonel çözüm yollarına sapıyor.

Sadece Para Değil, Şantaj ve Şiddet de Var!

Mağduriyetlerin sadece ekonomik kayıplarla sınırlı kalmadığına dikkat çeken Akkuş, dehşet verici bir gerçeği paylaştı. Birçok mağdurun, süreç içerisinde dolandırıcıların eline geçen özel görüntüleri veya kişisel bilgileri nedeniyle tehdit ve şantaja maruz kaldığını belirtti. Bu durum, sözde manevi yardım arayışının nasıl bir hukuki ve psikolojik şiddet sarmalına dönüştüğünü kanıtlıyor.

İslam Dinine Göre En Büyük Günahlardan Biri

Konunun dini boyutuna da değinen Akkuş, İslam’ın büyü ve sihri kesin bir dille yasakladığını hatırlattı. Bakara Suresi 102. ayet ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) "Sihir yapan da yaptıran da lanetlenmiştir" hadisini örnek gösteren uzman, "Mümin kişi sorunlarını taşla, muskayla değil; dua, sabır ve bilimsel-tıbbi yöntemlerle çözmelidir" dedi. Büyüye başvurmanın tevhid inancıyla çeliştiği ve kişiyi manevi bir uçuruma sürüklediği vurgulandı.

Kayıt Dışı Ekonomi ve Vergi Kaybı Tehlikesi

Sosyolojik açıdan konuyu değerlendiren Akkuş, modern toplumun getirdiği "belirsizlik" ortamının insanları batıl inançlara ittiğini söyledi. Ancak madalyonun diğer yüzünde devasa bir kayıt dışı ekonomi yatıyor. Bu faaliyetlerden elde edilen ve vergilendirilmeyen gelirlerin, organize suç örgütlerini beslediğine dikkat çekilerek devletin denetim mekanizmalarını sıkılaştırması gerektiği çağrısında bulunuldu.

Çözüm İçin 4 Maddelik "Eylem Planı"

Taner Akkuş, bu toplumsal zehrin panzehri için şu somut önerileri sundu:

Sıkı Denetim: Büyücülük iddiasıyla para toplayanlara yönelik sistematik cezai yaptırımlar uygulanmalı.

Hukuki Düzenleme: Tüketici hakları ve dolandırıcılık yasaları bu alanı kapsayacak şekilde netleştirilmeli.

Medyaya Sınır: Mağduriyetleri reyting malzemesi yapan içerikler kısıtlanmalı.

Ortak Bilinç: Milli Eğitim, Diyanet ve Sosyal Hizmetler el ele vererek okullarda "eleştirel düşünme" eğitimi başlatmalı.