Bir dönem Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında gösterilen SİDEMİR hakkında kritik bir yargı kararı çıktı. Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, fabrikanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmesine hükmetti. Karar, hem sanayi çevrelerinde hem de çalışanlar açısından yeni bir dönemin kapısını araladı. Sürecin dayanağını ise Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bilirkişi raporu oluşturdu.
SİDEMİR TMSF’ye devredildi mi, mahkeme süreci nasıl ilerledi?
SİDEMİR’in TMSF’ye devri kararı, Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildi. Mahkeme, Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30 Kasım 2025 tarihli bilirkişi raporunu esas aldı. Raporda, fabrikanın iyi yönetilemediği ve ciddi değer kaybına uğradığı yönünde tespitlere yer verildi.
Bu değerlendirmeler doğrultusunda mahkeme, daha önce atanan kayyımlık görevinin tedbiren Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülmesine karar verdi. Ayrıca şirket üzerindeki rehinlerin, karar kesinleşinceye kadar devam etmesine hükmedildi. Karara karşı itiraz yolunun açık olduğu da kararda açıkça belirtildi.
Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ne anlama geliyor?
Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar, yalnızca idari bir değişiklikten ibaret değil. Bu adım, şirket yönetiminin doğrudan TMSF kontrolüne geçmesi anlamına geliyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun devreye girmesi, şirketin mal varlığı, borç yapısı ve işletme faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması sürecini de beraberinde getirebilir.
Mahkeme kararında, mevcut rehinlerin korunmasına yönelik hüküm de dikkat çekti. Bu durum, alacaklıların haklarının güvence altına alınması açısından önem taşıyor. Sürecin nasıl şekilleneceği ise kararın kesinleşmesinin ardından netleşecek.
Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi bilirkişi raporu ne dedi?
Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlatılan bilirkişi raporu, sürecin dönüm noktası oldu. 30 Kasım 2025 tarihli raporda, SİDEMİR’in etkin ve sağlıklı bir şekilde yönetilemediği, bu nedenle ekonomik değerinde kayıp yaşandığı tespiti yer aldı.
Raporda ayrıca üretim faaliyetlerinin uzun süredir aksadığına işaret edildi. Bu bulgular, Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin devre ilişkin kararında belirleyici rol oynadı. Bilirkişi değerlendirmeleri, şirketin mevcut durumunun sürdürülebilir olmadığı yönünde bir tablo ortaya koydu.
SİDEMİR’in geçmişi ve üretim kapasitesi
SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirme kapsamında iş insanı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Tesis, yıllık 720 bin ton çelik üretim kapasitesine sahipti. Fabrikada 100 mm ile 160 mm arası kare kütük üretimi gerçekleştiriliyordu.
Üretilen çelik ürünler yalnızca iç piyasada değil; Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika ve Amerika pazarlarında da alıcı buluyordu. Bu ihracat ağı, şirketi bir dönem Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasına taşımıştı.
Ancak son yıllarda tablo değişti. Yaklaşık dört yıldır üretime ara verildiği, bu süreçte işçi çıkarmaların yaşandığı ve maaş ödemelerinde aksamalar meydana geldiği öğrenildi. Biriken işçi alacakları ve kamu borçları nedeniyle şirket hakkında çeşitli davalar açıldı.
TMSF süreci ve olası gelişmeler
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun devraldığı şirketlerde genellikle mali disiplinin sağlanması ve yeniden yapılandırma süreci ön plana çıkıyor. SİDEMİR için de benzer bir yol haritasının izlenip izlenmeyeceği merak konusu.
TMSF’nin kayyım olarak yürüttüğü görev kapsamında şirketin mali tabloları, borç yükü ve üretim potansiyeli detaylı biçimde incelenecek. Üretimin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı, yatırımcı arayışı olup olmayacağı ve çalışanların durumunun nasıl şekilleneceği önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.
Mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte SİDEMİR’in hukuki ve ekonomik geleceğine dair daha somut adımlar atılması bekleniyor. Sanayi sektöründe önemli bir geçmişe sahip olan fabrikanın akıbeti, hem bölge ekonomisi hem de çelik piyasası açısından yakından takip ediliyor.