Tekirdağ’da motosiklet kazasında hayatını kaybeden hukuk öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun davasında sular durulmuyor. Mahkeme, raporlar arasındaki çelişkileri çözmek için dosyayı yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderirken, taraflar arasındaki 'kaza mı, cinayet mi' tartışması duruşma salonunun dışına taştı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun 28 Aralık 2024 tarihinde Süleymanpaşa ilçesinde geçirdiği motosiklet kazası sonucu yaşamını yitirmesiyle başlayan hukuki süreç, üçüncü duruşmada yeni bir boyuta taşındı. Tekirdağ 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, kazanın oluş şekline dair farklı kurumlarca hazırlanan raporlardaki uyumsuzluklar, mahkeme heyetini dosyayı İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk etmeye zorladı.
Aileden 'kasten öldürme' vurgusu
Duruşma çıkışında kızının kaybının derin acısını yaşayan anne Emel Pehlivanoğlu, olayın basit bir trafik kazası olarak nitelendirilemeyeceğini savundu. Kızının üzerine kasten motosiklet sürüldüğünü iddia eden acılı anne, "Sıla’nın ölümü bir kaza değil, şerit ihlali yapılarak gerçekleştirilen bir eylemdir. Akademisyenlerden aldığımız mütalaalar, olayın taksirle değil, kasten işlendiği yönündeki şüphelerimizi güçlendiriyor. Hukukçu adayı kızımız için adaletin yerini bulmasını ve kadın cinayetlerinin tüm detaylarıyla aydınlatılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Savunma tarafı raporlara güveniyor
Sanık Ahmet Çoban’ın avukatı Recep Yüksekyayla ise müvekkilinin olayda hiçbir kusuru bulunmadığını öne sürdü. Soruşturmanın başından beri ailenin 'cinayet' iddiasıyla hareket ettiğini belirten Yüksekyayla, "Dosyadaki kamera görüntüleri ve teknik bilirkişi raporları, müvekkilimin kendi şeridinde seyrettiğini ve kusursuz olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Daha önce alınan raporlarda müvekkilimin kusursuz olduğu tescillenmişken, dosyanın tekrar Adli Tıp’a gönderilmesi süreci gereksiz yere uzatmaktadır" ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, tarafların iddiaları ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi adına dosyayı incelemeye alırken, duruşma 10 Eylül tarihine ertelendi. Kamuoyu, genç hukukçunun ölümüne dair verilecek nihai kararı bekliyor.